Y a l o v a S o s y a l B i l i m l e r D e r g i s i, Apr 1, 2011
Günümüzde gittikçe artan kentleĢme oranı kentsel sorunlardaki artıĢı ve yetki karmaĢasını
da ber... more Günümüzde gittikçe artan kentleĢme oranı kentsel sorunlardaki artıĢı ve yetki karmaĢasını
da beraberinde getirmektedir. Kentsel yaĢamdaki sorunların ivedilikle ve
etkin olarak çözülmesi yaĢamsal önem taĢımaktadır. Kentsel yaĢamdan sorumlu
yerel yönetimler günümüzde bazı sorunların çözümünde güç birliği yapmak zorunda
kalmaktadırlar. Yerel yönetimler arası iĢbirliğinin kapsamı; altyapı hizmetlerinden bilgi
alıĢveriĢine oradan da sosyal faaliyetlere kadar çok geniĢ bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu
çalıĢmanın konusunu da yerel yönetimler arası iĢbirliği kavramı, türleri ve yerel yönetim
birlikleri oluĢturmaktadır. Bu amaçla da yerel yönetimler arası iĢbirliği türleri ve yerel
yönetim birliklerine iliĢkin hukuksal modeller hem teorik hem de uygulamalarda ortaya
çıkan sonuçlarla analiz edilmiĢtir. Uygulamaların daha iyi anlaĢılması amacıyla da Türkiye
ve bazı Avrupa Birliği ülkelerindeki yerel yönetim birliklerine örnekler verilmiĢtir.
Örnek verilen ülkelerdeki yerel yönetim birliklerinin yapısı, faaliyetleri ve mali kaynakları
karĢılaĢtırma yapılabilmesi açısından önemlidir. Verilen örneklerden de anlaĢılacağı
gibi Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde yerel yönetimlerin iĢbirliği alanları ve sorumlulukları
farklıdır. Avrupa Birliği ülkelerinde bu tür iĢbirlikleri kentsel altyapı hizmetlerini
gerçekleĢtirirken, Türkiye‟de bu tür faaliyetler gerçekleĢtirilememektedir. Türkiye‟de de
yerel yönetimlerin iĢbirliği yapabilmesinde bir takım yasal engel ve modeller kaldırılmalı,
önemli kamusal hizmetlerin yürütülmesinde yerel yönetim birliklerine sorumluluk ve
bağlantılı olarak yeterli mali teĢvikler sağlanmalıdır.
Uploads
Papers by Gokhan Zengin
anlamda çözümlemektir. Çalışmanın temel ekseni bölgesel yönetimlerin vergileme
yekisinin gelişimidir. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle bölgelerin kuruluşundaki
tarihi gelişmeler ve anayasal hükümler incelenmiştir. Daha sonra idari
ve mali temelde bölgelerin yetki ve sınırları incelenerek İspanya’nın bölgeli
devlet sistem daha yakından analiz edilmiştir. İlerleyen kısımda Bask Rejimi ile
diğer bölgelerin mali yetkileri karşılaştırılnıştır. Bu karşılaştırma bölgelerin kuruluşundan
günümüze nasıl giderek ademi-merkeziyetçileştiği hakkında bir fikir
verecektir. Bölgelerin kuruluş süreci içindeki siyasal gelişmelere ve günümüz
İspanya’sında gündemi meşgul eden ayrılıkçı siyasal olaylara pek fazla yer
verilmemiştir.
da beraberinde getirmektedir. Kentsel yaĢamdaki sorunların ivedilikle ve
etkin olarak çözülmesi yaĢamsal önem taĢımaktadır. Kentsel yaĢamdan sorumlu
yerel yönetimler günümüzde bazı sorunların çözümünde güç birliği yapmak zorunda
kalmaktadırlar. Yerel yönetimler arası iĢbirliğinin kapsamı; altyapı hizmetlerinden bilgi
alıĢveriĢine oradan da sosyal faaliyetlere kadar çok geniĢ bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu
çalıĢmanın konusunu da yerel yönetimler arası iĢbirliği kavramı, türleri ve yerel yönetim
birlikleri oluĢturmaktadır. Bu amaçla da yerel yönetimler arası iĢbirliği türleri ve yerel
yönetim birliklerine iliĢkin hukuksal modeller hem teorik hem de uygulamalarda ortaya
çıkan sonuçlarla analiz edilmiĢtir. Uygulamaların daha iyi anlaĢılması amacıyla da Türkiye
ve bazı Avrupa Birliği ülkelerindeki yerel yönetim birliklerine örnekler verilmiĢtir.
Örnek verilen ülkelerdeki yerel yönetim birliklerinin yapısı, faaliyetleri ve mali kaynakları
karĢılaĢtırma yapılabilmesi açısından önemlidir. Verilen örneklerden de anlaĢılacağı
gibi Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde yerel yönetimlerin iĢbirliği alanları ve sorumlulukları
farklıdır. Avrupa Birliği ülkelerinde bu tür iĢbirlikleri kentsel altyapı hizmetlerini
gerçekleĢtirirken, Türkiye‟de bu tür faaliyetler gerçekleĢtirilememektedir. Türkiye‟de de
yerel yönetimlerin iĢbirliği yapabilmesinde bir takım yasal engel ve modeller kaldırılmalı,
önemli kamusal hizmetlerin yürütülmesinde yerel yönetim birliklerine sorumluluk ve
bağlantılı olarak yeterli mali teĢvikler sağlanmalıdır.
Türkiye’de de 6360 sayılı Kanun’la belediyelerin sayısı yarı yarıya azaltılmış, 15.000’den fazla köyün tüzel kişiliği sona erdirilmiştir. Yerel demokrasiye aykırı olarak tüzel kişiliği kaldırılan yerlerde halkoylaması yapılmamasının yanı sıra getirilen düzenlemelerle merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki idari vesayeti de arttırılmıştır. Merkeziyetçi-yerelleşme olarak adlandırılabilecek bir kamu politikası tercihiyle yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un ölçek büyüterek hizmet etkinliğini sağlaması savı, yerel özerkliği idari ve mali yönden zayıflatacak başka düzenlemeleri de içermektedir. Bu çalışmanın amacı da, yerel özerkliği zayıflatacak bu düzenlemeleri tartışmaya açmaktır. Çalışma kapsamında, ilgili kanun’un yerel özerliği zedeleyen düzenlemeleri, eski durumla karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.
Çalışmanın amacına ışık tutması için belediyeler üzerinde, Türkiye’dekine benzer çeşitli ölçek ve alan düzenlemeleri yapan, Doğu Avrupa ve Yunanistan örnekleri ele alınacaktır. 6360 sayılı Kanun’un getirdiği yeniliklerin, özellikle büyükşehirlerdeki kentsel hizmetleri etkinliğini nasıl etkileyeceğini değerlendirebilmek ve yol açabileceği farklı sorunları analiz edebilmek ise zamanla değerlendirilebilecektir.
Kanun koyucu büyükşehir yönetimindeki reform gerekçelerini; etkinlik, verimlilik, koordinasyon, yönetişim, küreselleşme gibi sebeplere dayandırmaktadır. Ancak yasa maddelerinde bu gerekçelere dayanak oluşturacak düzenlemelerin yer almadığı görülmektedir. 6360 sayılı Kanun’dan sonra Türkiye nüfusunun yaklaşık %81’lik bir kısmı artık büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşıyor olacaktır. Bu reformla belediye sayısı toplamda yarıya inecek, kademeler azalacak ancak demokratik yerel yönetim gerekliliği olan vesayet azalmayacak bilakis artacak, yerel yönetimlerin finansal açıdan merkeze bağlılığı artarken, öz gelir yaratma kapasitesinde bir değişiklik şu an için olmayacaktır. Metropoliten kent tanımları ve alan yerleşimlerinin özelliklerine bakıldığında ne yeni büyükşehir yapılacak 14 şehrin ne de var olan büyükşehirlerden 7-8 tanesi haricindekiler dünya metropollerine benzer yerleşim özellikleri göstermemektedirler. Ayrıca bu durumdaki büyükşehirler nüfus, imarlı alan yoğunluğu, ilçelerle bütünleşme, kent merkezi-banliyö- dışkent bütünlüğü açılarından da metropol (büyükşehir) niteliği göstermemektedirler. Öyleyse bu reformun getirisi ne olacaktır?
TESAV’ın 6360 sayılı Kanun’un uygulanması sonrası 2014 Mart yerel seçimlerinde oluşması muhtemel tablosuna göre 30 Büyükşehir’den 23’ünü Adalet ve Kalkınma Partisi kazanmış olacaktır. TESEV’in çalışmasına göre ise belediye paylarındaki artış hazineye 3.1 milyar TL’lik bir ek yük getirecek, ancak bu artış kişi başı paylarda azalmaya sebep olacaktır. Ayrıca TODAİE tarafından 2011 yapılan bir çalışmada büyükşehrin yetki alanı dışında kalan kırsal alanların kentsel alanla bir bütünleşme sağlayamadığını ortaya konulmuştur. Ayrıca, büyükşehirlerin il yönetiminde, il genel meclislerinin kaldırılması, bunun yerine “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı” adlı “muğlak” bir idarenin getirilmesi, karar sürecinde büyükşehir belediye meclisinin tek yetkili olması katılımcı bir yerel demokrasi açısından ne kadar uygundur?
Bu çalışmanın amacı, 6360 sayılı Kanun’un uygulanması ile metropol alanların yönetiminde ortaya çıkabileceği muhtemel sorunları tartışmaktır. Bu kapsamda, 6360 sayılı yasanın Anayasa’ya uygunluğu, yeni pay dağıtım sistemi, kırsal alana ulaştırılacak hizmetlere ilişkin sorunlar ve farklı ülke uygulamalarıyla birlikte analiz edilmeye çalışılacaktır. Sonuç kısmında ise büyükşehir reformunun olası olumsuz sonuçları ortaya konarak, büyükşehirlerin yönetimine ilişkin bir takım farklı reform önerileri de ele alınacaktır.