Papers by Fatma Aytekin

Stratonikeia, one of the major cities of the Inland Caria region, has yielded new and significant... more Stratonikeia, one of the major cities of the Inland Caria region, has yielded new and significant information regarding the city's main transportation routes and public organization through the excavations carried out in recent years along the Western Street and its surroundings. The female statue that constitutes the subject of this article was uncovered within the scope of these investigations in 2022 at the junction where the Western Street, one of the city's main arteries, intersects with the east-west and north-south streets. The original context of the statue cannot be determined with certainty, as it was reused as spolia in the foundations of the Byzantine Bath among the late architectural layers located along the street. This article aims to determine the role of the statue within its find context, to examine its relationship with the surrounding urban fabric, and to identify its place within the city's historical development. In this framework, the statue's type and the meanings attributed to it were first examined, followed by an analysis of its interaction sphere through stylistic evaluation. The composition of the statue, which can be identified as belonging to the Saufeia version of the Pudicitia type, one of the well-known Hellenistic female statue schemes, shows close affinities with comparable examples from Rhodes, the islands of Samos and Kos, and Magnesia ad Maeandrum. In addition, the analysis of proportional and stylistic features associated with Rhodian sculptural workshops has shaped the study's direction; historically, the relationship between Stratonikeia and Rhodes was particularly close, making interaction across various fields inevitable. The statue, which is thought to have been produced in the early first century BCE, when Stratonikeia was an independent city, is considered to have fulfilled an honorific function by reflecting the ideal of a modest, restrained, and decorous female figure within the framework of the period's prosperity and social norms. The spatial context of the statue remains uncertain due to the absence of an
THE GLADIATORS OF STRATONIKEIA, 2024
The article presents a comprehensive reassessment of the evidence for the presence of gladiators ... more The article presents a comprehensive reassessment of the evidence for the presence of gladiators in Stratonikeia. The training, housing, and participation of gladiators in combat within the city can be inferred from epigraphic sources as well as from the imagery depicted on funerary stelae, terracotta figurines, and oil lamps. The inscriptions further indicate that spectacles associated with the imperial cult were organized under the authority of the priests of the Temple of Augustus and the Emperors. The visual representations elucidate the armaturae preferred in these events and provide valuable insights into the nature and execution of the combats. The study additionally addresses the question of where within the urban fabric such gladiatorial contests may have been staged.
Antik Dönemlerden Günümüze Stratonikeia, 2024
Makale, Stratonikeia’da gladyatörlerin varlığına ilişkin kanıtları bütüncül bir değerlendirme çer... more Makale, Stratonikeia’da gladyatörlerin varlığına ilişkin kanıtları bütüncül bir değerlendirme çerçevesinde sunar. Kentte gladyatörlerin eğitim gördüğü, barındığı ve dövüştürüldüğü, yazıtların yanı sıra mezar stelleri ile terrakotta ve kandiller üzerindeki tasvirlerden anlaşılmaktadır. Yazıtlar, imparatorluk kültü kapsamında düzenlenen gösterilerin Augustus ve İmparatorlar Tapınağı’nın rahipleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtir. Görsel betimlemeler ise hangi armaturaların tercih edildiğini ortaya koyar ve yapılan dövüşlere ilişkin önemli bilgiler sağlar. Ayrıca makalede, dövüşlerin kentin hangi noktasında gerçekleştirilmiş olabileceği tartışılmaktadır.

Milas Müzesi'nde muhafaza edilen Stel I ve Stel II olarak adlandırılan iki mezar stelinin tipoloj... more Milas Müzesi'nde muhafaza edilen Stel I ve Stel II olarak adlandırılan iki mezar stelinin tipolojik, ikonografik, stilistik ve kronolojik açıdan değerlendirilmesi bu makalenin konusunu oluşturmaktadır. Ionia ve Delos atölyelerinin etkilerini barındıran ve üçgen alınlıklı olduğu düşünülen çerçeve formuna sahip steller, yan çerçevelere göre daha kalın/yüksek olan podyum kısmı ile dikkat çekmektedir. Hellenistik Dönem'de kamu veya mezar anıtlarında kullanılan heykellerin yerleştirildiği yüksek kaidelere öykünen bu form, stellerin sahne alanında kullanılan heykelimsi figürleri taşımak amacıyla tasarlanmıştır. Birbirinden bağımsız, yan yana ayakta duran aile üyelerinin karşıya/izleyicilere baktığı günlük yaşamdan bir kesiti içeren sahnede, Klasik ve Hellenistik dönemlerdeki ünlü yapıtların yüklendiği sembolizmi üstlenen ünlü figür tipleri tercih edilmiştir. Bunlar, Pudicitia Saufeia ve Sophokles/ Palliatus gibi tiplerin yanı sıra Demosthenes-Kos ve Pudicitia Saufeia-Kos tiplerinin karışımından oluşmaktadır. Kos heykeltıraşlığındaki yenilikçi motiflerin, Demosthenes ve Saufeia gibi ünlü tiplerle birleştirilmesi, heykeltıraşın özgün düşünce yapısından kaynaklanmaktadır. Eklektizmin hâkim olduğu figürlerin stilistik analizi, Stel I'in MÖ II. yüzyılın sonlarında; Stel II'nin ise MÖ I. yüzyıl başlarında yapıldığını düşündürmektedir. Figür şablonlarının farklı zaman dilimlerinde kullanılması, bunların Mylasa ve çevresinde süregelen bir geleneğin ürünü olduklarını göstermektedir. Stellerin barındırdığı etkilerin Mylasa'nın komşu kentlerinin yanı sıra Ionia, Delos, Kos gibi farklı atölyelerden olması, antikçağda bir kavşak noktası konumundaki kentin kozmopolit yapısından kaynaklanıyor olmalıdır.
Arkhe 1,, 2017
Se ç i lm iş Ka yn ak ç a Ak at, S., Lid ya Bö lge sin d e Bu lun an Gl d. . .. N l .. a yato r A... more Se ç i lm iş Ka yn ak ç a Ak at, S., Lid ya Bö lge sin d e Bu lun an Gl d. . .. N l .. a yato r Anıtla rı, Ege Universi tesi, Sosyal Bilimler Enstitüs ü , Izmir, 20 01. \�ayın an m am ış Yu ks ek Li sa ns T ') ez ı. Ay daş M ., ''G lad ia to ria l In sc rip tio n s f S. .. . k. ro m trato nıkeıa ın Carıa'' Epigrap hica Anatol ica 39 2006 10 5-110. Ayt e ın F. , ' 'Str ato n ike ia' dan P rov a t s 11. , , ..
Camandıras ve Dalagöz Nekropolleri, Bilal SÖĞÜT -Sabiha PAZARCI (Editörler) STRATONIKEIA ÇALIŞMALARI 6, 2019

The magnificent entrance of the city of Stratonikeia belonging to the Roman Imperial Period is th... more The magnificent entrance of the city of Stratonikeia belonging to the Roman Imperial Period is the North Gate. The North Gate opens to the square in front of the North Gate and the North Colonnaded Street on both sides of this street, the east and west porticos belonging to the Roman Imperial Period reside. The floor of the east portico was decorated with mosaics in early Byzantine Period. The mosaic decoration has a length of 34,90 meters and a width of 3,90 meters. The mosaic decorations are made up of 7 panels which are parallel to each other and aligned on a line and bordered with dark colored mosaics. In the light of the remains, the mosaics were dated back between end of the 4th century and 5th century AD and used for its intended purpose until the first half of the 7th century AD. After that era, the area having mosaic decorations are thought to be used for different purposes. This study deals with the archaeological and ornamental assessment of the mosaic.
Stratonikeia ve Lagina Tezler by Fatma Aytekin

Arkaik Dönemden Roma İmparatorluk Dönemi Sonuna Kadar Karia Bölgesi Figürlü Mezar Stelleri
Doktora Tezi, 2024
Karia Bölgesi’nde bulunan 171 adet mezar stelinin incelendiği bu çalışmada, stellerin Arkaik
Dön... more Karia Bölgesi’nde bulunan 171 adet mezar stelinin incelendiği bu çalışmada, stellerin Arkaik
Dönem’den, Geç Roma İmparatorluk Dönemi sonuna dek geniş bir zaman aralığında
üretildiği anlaşılmıştır. Öncelikle Karia Bölgesi’nin coğrafi ve siyasi etkilerle değişen
sınırları ile bölgede yaşayan halkların kozmopolit yapısının mezar stelleri üzerindeki etkisi
sorgulanmıştır. Buna göre, bölgede mezar stellerinin ilk olarak Geç Arkaik Dönem’de
görüldüğü ve bu örneklerin, hem liman bağlantısı olan kıyı kentlerde hem de İç Karia’da
tercih edildiği tespit edilmiştir. Klasik Dönem’e ait iki örneğin Halikarnassos’ta açığa
çıkarılmış olmasına rağmen iç bölgelerde bu döneme ait eserlere rastlanmamasının veri
yetersizliği ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bölgede Erken Hellenistik Dönem’e ait
az sayıda örnek olsa da özellikle MÖ 2. yüzyıl ortalarından sonra mezar steli sayısında gözle
görülür bir artış yaşanmış ve dönemin yaygın kompozisyonlarının birçoğunun Karia’da da
üretildiği anlaşılmıştır. Ancak ikonografik olarak benzer olan bu stellerin, stilistik açıdan
Samos, Delos, Rhodos gibi adalar ve Ionia Bölgesi atölyeleri ile sıkı bir ilişki içinde olduğu
ve pek çok farklı bölgenin etkisini bünyesinde barındırdığı görülmüştür. Roma Dönemi’nde
de Hellenistik Dönem ikonografi repertuarının zaman zaman devam ettiği görülse de
bunların sanat yönünün zayıfladığı gözlemlenmiştir. Ayrıca sosyal hayatın getirdiği
yeniliklerle birlikte büst şeklindeki figürler ve gladyatörler gibi ortaya çıkan yeni sahnelerin
de kullanıldığı görülmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında daha önce bölgesel açıdan bütüncül
bir şekilde değerlendirilmeyen mezar stelleri ile ilgili tüm eski ve yeni veriler bir araya
getirilerek mevcut ikonografiler çözümlenmiş, gelişim şemaları oluşturulmuş ve bunlar
stilistik ve epigrafik sonuçlarla sentezlenip yorumlanarak, bazı yerel üretim atölyelerinin
varlığı tespit edilmiştir..
Uploads
Papers by Fatma Aytekin
Stratonikeia ve Lagina Tezler by Fatma Aytekin
Dönem’den, Geç Roma İmparatorluk Dönemi sonuna dek geniş bir zaman aralığında
üretildiği anlaşılmıştır. Öncelikle Karia Bölgesi’nin coğrafi ve siyasi etkilerle değişen
sınırları ile bölgede yaşayan halkların kozmopolit yapısının mezar stelleri üzerindeki etkisi
sorgulanmıştır. Buna göre, bölgede mezar stellerinin ilk olarak Geç Arkaik Dönem’de
görüldüğü ve bu örneklerin, hem liman bağlantısı olan kıyı kentlerde hem de İç Karia’da
tercih edildiği tespit edilmiştir. Klasik Dönem’e ait iki örneğin Halikarnassos’ta açığa
çıkarılmış olmasına rağmen iç bölgelerde bu döneme ait eserlere rastlanmamasının veri
yetersizliği ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bölgede Erken Hellenistik Dönem’e ait
az sayıda örnek olsa da özellikle MÖ 2. yüzyıl ortalarından sonra mezar steli sayısında gözle
görülür bir artış yaşanmış ve dönemin yaygın kompozisyonlarının birçoğunun Karia’da da
üretildiği anlaşılmıştır. Ancak ikonografik olarak benzer olan bu stellerin, stilistik açıdan
Samos, Delos, Rhodos gibi adalar ve Ionia Bölgesi atölyeleri ile sıkı bir ilişki içinde olduğu
ve pek çok farklı bölgenin etkisini bünyesinde barındırdığı görülmüştür. Roma Dönemi’nde
de Hellenistik Dönem ikonografi repertuarının zaman zaman devam ettiği görülse de
bunların sanat yönünün zayıfladığı gözlemlenmiştir. Ayrıca sosyal hayatın getirdiği
yeniliklerle birlikte büst şeklindeki figürler ve gladyatörler gibi ortaya çıkan yeni sahnelerin
de kullanıldığı görülmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında daha önce bölgesel açıdan bütüncül
bir şekilde değerlendirilmeyen mezar stelleri ile ilgili tüm eski ve yeni veriler bir araya
getirilerek mevcut ikonografiler çözümlenmiş, gelişim şemaları oluşturulmuş ve bunlar
stilistik ve epigrafik sonuçlarla sentezlenip yorumlanarak, bazı yerel üretim atölyelerinin
varlığı tespit edilmiştir..