Papers by İbrahim Emre Şamlıoğlu

Eskiyeni, Dec 2025
This comparative study applies Joseph Campbell's monomyth theory to examine how the classical her... more This comparative study applies Joseph Campbell's monomyth theory to examine how the classical hero's journey-comprising the phases of departure, initiation, and return-manifests itself in Semitic religions and Japanese religious traditions. The monomyth theory offers a universal paradigm of the hero narrative, enabling a comparison between the narratives of prophets in Semitic religions and the life stories of Japanese Buddhist founders. The study focuses on leading figures in the Semitic tradition (Moses, Jesus, and Muḥammad) and important Buddhist monks in the Japanese tradition (Kūkai, Shinran, and Nichiren), aiming to show how the three phases of the monomyth theory appear in both contexts. Despite broad cultural and doctrinal differences, these narratives exhibit striking structural similarities and common motifs. Each figure experiences a departure from society, undergoes a transformative trial in a sacred mountain, cave, or place of seclusion, or has a vision/revelation experience. After this process, which carries the symbolic nature of death and rebirth, these figures/heroes return to establish or renew a religious community. While Moses, Jesus, and Muḥammad are depicted in the Semitic tradition as being guided directly by divine revelation, Kūkai, Shinran, and Nichiren are accepted as enlightened figures through mystical experiences. Moses' revelation on Mount Horeb; Jesus's crucifixion on the hill of Golgotha and resurrection in the empty rock tomb; and Muḥammad's first vision in the Cave of Ḥirāʾ find parallels in Kūkai's enlightenment on a sacred peak, Shinran's exile and spiritual rebirth, and Nichiren's near-execution miracle, respectively. These similarities demonstrate that the monomyth theory provides a useful framework for a comparative reading of the life stories of religious founders. Accordingly, this research argues that the monomyth theory reveals similar structural patterns across different faiths and that the concept of Sophia Perennis manifests in unique forms within diverse cultural contexts.
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japonya'da Abdürreşid İbrahim Üzerine Yapılan Çalışmalar," Abdürreşid İ... more İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japonya'da Abdürreşid İbrahim Üzerine Yapılan Çalışmalar," Abdürreşid İbrahim’in Hayatı, Düşünce Dünyası Ve Etkileri, ed. Şevket Özcan - Higashitotsu Kutluk (Ankara: Nobel Yayınları, 2024), 273-281.

Dinler Tarihi Dergisi, 2024
Şamlıoğlu, İbrahim Emre. “Kadim Çin’de Ölümsüzlük Arayışı: Daoist Gelenekte Kutsal Dağlar”. Dinle... more Şamlıoğlu, İbrahim Emre. “Kadim Çin’de Ölümsüzlük Arayışı: Daoist Gelenekte Kutsal Dağlar”. Dinler Tarihi 1/2 (2024): 319-343.
Abstract
A key aspect of Chinese religious thought is the importance given to natural phenomena, with mountains holding a special place. Throughout history, mountains have influenced China’s religious and political spheres, nourishing various beliefs and systems much like a river sustains the life around it. In teachings such as Confucianism and Daoism, which originated in China, mountains play a crucial role in understanding an individual’s place in society and in grasping the symbolic meaning of attaining enlightenment. With the arrival of Buddhism in China, these mountains were regarded as sites for practices aimed at spiritual enlightenment. Within the framework of Chinese religious thought, the notion of sacred mountains is especially significant in the Daoist tradition, where they are considered as realms of immortals and as spaces for engaging in ascetic practices. In Daoist doctrine, the sacred mountains were seen as essential locations to visit to reach the Dao, and ultimately, to achieve immortality. This understanding of sacred mountains gave rise to a distinctive tradition within Daoism, known as 'wu yue'—the five sacred mountains. Consisting of Mt. Heng in the north, Mt. Tai in the east, Mt. Heng in the south, Mt. Hua in the west, and Mt. Song in the center, these five sacred mountains have been sites for imperial rituals, alchemical practices of Daoist hermits, and have been regarded as sources of fertility and agriculture. These mountains are foundational stops in pilgrimage journeys and are viewed as elements that shape both the socio-cultural and political structure of Chinese society.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dergisi, May 31, 2020
Antik Mısır medeniyeti, dinsel alanda farklı anlayışlara sahip olmuş, çeşitli inanışları ve kavim... more Antik Mısır medeniyeti, dinsel alanda farklı anlayışlara sahip olmuş, çeşitli inanışları ve kavimleri sınırları içerisinde barındırmıştır. Bu kavimlerden biri olan İsrailoğulları hakkında hem Kur'an'da hem de Tevrat'ta geniş bilgiler yer almaktadır. Buna göre onlar, Mısır'da kaldıkları süre boyunca birçok zulüm ve baskı altında kalmışlar, Hz. Musa'nın öncülüğünde dönemin firavununa ve Mısır'ın diğer yöneticilerine baş kaldırarak Mısır'dan ayrılmışlardır. Bu süreçte firavun ve sihirbazları ile mücadele eden Hz. Musa, birçok mucize gerçekleştirmiştir. Bu mucizelerden biri olan asanın yılan olma hadisesi hem İsrailoğullarının Mısır'dan çıkması hem de firavun ve adamlarının yenilgisi ile sonuçlanmıştır. Dahası, sihirbazlarla girilen düelloda asanın yılan olma hadisesi firavun ve adamları arasında derin bir iz bırakmıştır. Çünkü onlar, Hz. Musa'nın asasının dev bir yılana dönüşerek sihirbazların asalarını yutmasını kendi mitos ve inanışları bağlamında değerlendirmişlerdir. Burada karşımıza çıkan mitos ve inanış, Apep yılanı ile ilgilidir. Hz. Musa'nın asasının yılan olma hadisesi, firavun ve adamlarının inanışlarına Apep yılanı mitosu üzerinden büyük bir darbe indirmiş, firavunun dinî ve siyasi otoritesini ciddi şekilde zedelemiştir. Bu makalede Kur'an'daki Hz. Musa'nın asasının yılan olma hadisesi, Antik Mısır literatüründeki Apep yılanı mitosu ışığında tartışılmaktadır.
Voynich el yazmasi, cozulemeyen gizemli dili ve tuhaf resimleri ile hala daha buyuk sirlar barind... more Voynich el yazmasi, cozulemeyen gizemli dili ve tuhaf resimleri ile hala daha buyuk sirlar barindiran bir metindir. Yazarinin dahi bilinmedigi ve kendisini satin alan Wilfrid Voynich’e (1864-1930) atfen isimlendirilen bu el yazmasi, tarih boyunca cozumlenmeye calisilmis, bazi teoriler ileri surulmus, ancak net bir sonuca ulasilamamistir. Arastirmacilar tarafindan XV. yuzyila tarihlendigi dusunulen Voynich el yazmasi, matematikciler, bitki bilimciler, simyacilar, din adamlari, simge bilimciler, sifre bilimciler ve bircok universiteden farkli alanlardaki bilim insanlari tarafindan incelemeye tabi tutulmustur. Bu kisiler el yazmasi ile ilgili ciddi anlamda caba sarf etmis, bazilari buradaki gizemli dili cozdugunu iddia etmis, ancak bu cabalar bilim dunyasinda olumlu bir sonuc vermemistir.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2017

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2020
Antik Mısır medeniyeti, dinsel alanda farklı anlayışlara sahip olmuş, çeşitli inanışları ve kavim... more Antik Mısır medeniyeti, dinsel alanda farklı anlayışlara sahip olmuş, çeşitli inanışları ve kavimleri sınırları içerisinde barındırmıştır. Bu kavimlerden biri olan İsrailoğulları hakkında hem Kur’an’da hem de Tevrat’ta geniş bilgiler yer almaktadır. Buna göre onlar, Mısır’da kaldıkları süre boyunca birçok zulüm ve baskı altında kalmışlar, Hz. Musa’nın öncülüğünde dönemin firavununa ve Mısır’ın diğer yöneticilerine baş kaldırarak Mısır’dan ayrılmışlardır. Bu süreçte firavun ve sihirbazları ile mücadele eden Hz. Musa, birçok mucize gerçekleştirmiştir. Bu mucizelerden biri olan asanın yılan olma hadisesi hem İsrailoğullarının Mısır’dan çıkması hem de firavun ve adamlarının yenilgisi ile sonuçlanmıştır. Dahası, sihirbazlarla girilen düelloda asanın yılan olma hadisesi firavun ve adamları arasında derin bir iz bırakmıştır. Çünkü onlar, Hz. Musa’nın asasının dev bir yılana dönüşerek sihirbazların asalarını yutmasını kendi mitos ve inanışları bağlamında değerlendirmişlerdir. Burada karşımı...
Dinler Tarihi Yazıları -Prof. Dr. Ekrem Sarıkçıoğlu’na Armağan, 2023
Kitap Bölümü:
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japon Budizmi'nin Merhamet ve Kurtarıcı Bodhisatvaları/Bos... more Kitap Bölümü:
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japon Budizmi'nin Merhamet ve Kurtarıcı Bodhisatvaları/Bosatsuları: Kannon, Jizō ve Miroku," Dinler Tarihi Yazıları -Prof. Dr. Ekrem Sarıkçıoğlu’na Armağan, ed. Durmuş Arık - Nasuh Günay - Şevket Özcan (Ankara: Berikan Yayınları, 2023), 323-340.
Dinler Tarihi Yazıları -Prof. Dr. Ömer Faruk Harman’a Armağan, 2022
Kitap Bölümü:
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japon Asketik Geleneğinde Bu Bedende Buddha
Olmak: Sokus... more Kitap Bölümü:
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japon Asketik Geleneğinde Bu Bedende Buddha
Olmak: Sokushinbutsu Uygulaması," Dinler Tarihi Yazıları -Prof. Dr. Ömer Faruk Harman’a Armağan-, ed. Durmuş Arık - Yasin Meral (Ankara: Berikan Yayınları, 2022), 793-821.
Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi, 2020
Ansiklopedi Maddesi: İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Kurozumikyō," Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi, e... more Ansiklopedi Maddesi: İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Kurozumikyō," Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi, ed. Süleyman Turan - Emine Battal (İstanbul: Okur Akademi, 2020), 304-305.
Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi, 2020
Ansiklopedi Maddesi: İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Konkōkyō," Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi, ed. ... more Ansiklopedi Maddesi: İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Konkōkyō," Yeni Dini Hareketler Ansiklopedisi, ed. Süleyman Turan - Emine Battal (İstanbul: Okur Akademi, 2020), 299-301.
Sınırlarda Dolaşmak -Dinlerin Eşcinselliğe Bakışı-, 2018
Sandra A.Wawrytko, "Eşcinsellik - Çin ve Japon Dinleri," Sınırlarda Dolaşmak, ed. Süleyman Turan... more Sandra A.Wawrytko, "Eşcinsellik - Çin ve Japon Dinleri," Sınırlarda Dolaşmak, ed. Süleyman Turan, çev. İbrahim Emre Şamlıoğlu (İstanbul: Okur Akademi, 2018), 277-313.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2020
Antik Mısır medeniyeti, dinsel alanda farklı anlayışlara sahip olmuş, çeşitli inanışları ve kavim... more Antik Mısır medeniyeti, dinsel alanda farklı anlayışlara sahip olmuş, çeşitli inanışları ve kavimleri sınırları içerisinde barındırmıştır. Bu kavimlerden biri olan İsrailoğulları hakkında hem Kur’an’da hem de Tevrat’ta geniş bilgiler yer almaktadır. Buna göre onlar, Mısır’da kaldıkları süre boyunca birçok zulüm ve baskı altında kalmışlar, Hz. Musa’nın öncülüğünde dönemin firavununa ve Mısır’ın diğer yöneticilerine baş kaldırarak Mısır’dan ayrılmışlardır. Bu süreçte firavun ve sihirbazları ile mücadele eden Hz. Musa, birçok mucize gerçekleştirmiştir. Bu mucizelerden biri olan asanın yılan olma hadisesi hem İsrailoğullarının Mısır’dan çıkması hem de firavun ve adamlarının yenilgisi ile sonuçlanmıştır. Dahası, sihirbazlarla girilen düelloda asanın yılan olma hadisesi firavun ve adamları arasında derin bir iz bırakmıştır. Çünkü onlar, Hz. Musa’nın asasının dev bir yılana dönüşerek sihirbazların asalarını yutmasını kendi mitos ve inanışları bağlamında değerlendirmişlerdir. Burada karşımıza çıkan mitos ve inanış, Apep yılanı ile ilgilidir. Hz. Musa’nın asasının yılan olma hadisesi, firavun ve adamlarının inanışlarına Apep yılanı mitosu üzerinden büyük bir darbe indirmiş, firavunun dinî ve siyasi otoritesini ciddi şekilde zedelemiştir. Bu makalede Kur’an’daki Hz. Musa’nın asasının yılan olma hadisesi, Antik Mısır literatüründeki Apep yılanı mitosu ışığında tartışılmaktadır.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2017
Uploads
Papers by İbrahim Emre Şamlıoğlu
Abstract
A key aspect of Chinese religious thought is the importance given to natural phenomena, with mountains holding a special place. Throughout history, mountains have influenced China’s religious and political spheres, nourishing various beliefs and systems much like a river sustains the life around it. In teachings such as Confucianism and Daoism, which originated in China, mountains play a crucial role in understanding an individual’s place in society and in grasping the symbolic meaning of attaining enlightenment. With the arrival of Buddhism in China, these mountains were regarded as sites for practices aimed at spiritual enlightenment. Within the framework of Chinese religious thought, the notion of sacred mountains is especially significant in the Daoist tradition, where they are considered as realms of immortals and as spaces for engaging in ascetic practices. In Daoist doctrine, the sacred mountains were seen as essential locations to visit to reach the Dao, and ultimately, to achieve immortality. This understanding of sacred mountains gave rise to a distinctive tradition within Daoism, known as 'wu yue'—the five sacred mountains. Consisting of Mt. Heng in the north, Mt. Tai in the east, Mt. Heng in the south, Mt. Hua in the west, and Mt. Song in the center, these five sacred mountains have been sites for imperial rituals, alchemical practices of Daoist hermits, and have been regarded as sources of fertility and agriculture. These mountains are foundational stops in pilgrimage journeys and are viewed as elements that shape both the socio-cultural and political structure of Chinese society.
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japon Budizmi'nin Merhamet ve Kurtarıcı Bodhisatvaları/Bosatsuları: Kannon, Jizō ve Miroku," Dinler Tarihi Yazıları -Prof. Dr. Ekrem Sarıkçıoğlu’na Armağan, ed. Durmuş Arık - Nasuh Günay - Şevket Özcan (Ankara: Berikan Yayınları, 2023), 323-340.
İbrahim Emre Şamlıoğlu, "Japon Asketik Geleneğinde Bu Bedende Buddha
Olmak: Sokushinbutsu Uygulaması," Dinler Tarihi Yazıları -Prof. Dr. Ömer Faruk Harman’a Armağan-, ed. Durmuş Arık - Yasin Meral (Ankara: Berikan Yayınları, 2022), 793-821.