Bu çalışma, Türkiye'de kadın girişimciliğinin önemli örneklerinden biri olan Bandırma ve çevresin... more Bu çalışma, Türkiye'de kadın girişimciliğinin önemli örneklerinden biri olan Bandırma ve çevresinde faaliyet gösteren kadın girişimcilerin deneyimlerini, motivasyon kaynaklarını, karşılaştıkları zorlukları ve yerel destek mekanizmalarıyla olan etkileşimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Kadın girişimciliğinin yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve bireysel güçlenme süreçleri açısından önemli bir araç olduğu varsayımından hareket edilmektedir. Bu çalışma, nitel paradigma çerçevesinde fenomenolojik desenle kurgulanmış; amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 15 kadın girişimciyle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Maksimum çeşitlilik ilkesi doğrultusunda oluşturulan katılımcı grubu, farklı sektörlerde faaliyet gösteren ve çeşitli yaş ile eğitim düzeylerini temsil eden girişimcilerden oluşmaktadır. Elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular, kadın girişimciliğini tetikleyen temel motivasyonların ekonomik bağımsızlık arayışı, kurumsal iş yaşamına yönelik tatminsizlik, kişisel yetenekleri ekonomik faaliyete dönüştürme isteği ve aile mirasını sürdürme olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, sermayeye erişimdeki kısıtlar, toplumsal cinsiyet rollerinin yarattığı çifte yük, erkek egemen sektörlerdeki önyargılar ve kayıt dışı ekonomiyle oluşan haksız rekabet başlıca sorun alanları olarak öne çıkmaktadır.
Üçüncü Mekân Bağlamında Kafe ve Kahvehane Kültürünün Karşılaştırmalı Analizi: Bandırma Örneği Comparative Analysis of Cafe and Coffeehouse Culture in the Context of Third Place: The Case of Bandırma, 2026
Üçüncü mekânlar kapsamında kafe ve kahvehaneler toplumdaki kültürel ögeleri, iletişimi ve kimlik ... more Üçüncü mekânlar kapsamında kafe ve kahvehaneler toplumdaki kültürel ögeleri, iletişimi ve kimlik tanımlarını içinde barındıran önemli alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı üçüncü mekân kavramı çerçevesinde kafe ve kahvehanelerin kültürel, sosyal ve ekonomik göstergeler üzerinden karşılaştırmalı analizini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri içinde yer alan “derinlemesine mülakat” ve katılımcı gözlem” tekniklerinden faydalanılmıştır. Bu yöntem çerçevesinde araştırmamız Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki kafe ve kahvehaneleri kapsamaktadır. Bu kapsamda 10 kafe ve 10 kahvehane mekânı seçilerek toplamda 20 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Toplanan veriler MAXQDA 2024 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde kafe ve kahvehanelerin kültürel bağlamda geleneksel ve modern mekânlar olarak ayrıştığı görülmüştür. Bu ayrışma her iki mekânda da demografik yapı, ziyaret tercihleri, sosyal etkileşim, sosyal medya ve internet alışkanlıkları gibi etkenlerden kaynaklı olarak mekân tercihlerini belirlemektedir. Araştırmada öne çıkan en önemli bulgulara baktığımızda kafelerin daha çok popüler kültürü yansıtan kodlarla donatıldığı, kahvehanelerin ise geleneksel kültürü devam ettirdiği görülmüştür. Kahvehaneler ataerkil bir yapıyı baskın bir şekilde gösterirken kafelerde bu durum görülmemektedir. Mekânlar birbiriyle rekabet içinde olmadan kendi kültürel yapılarıyla varlıklarını sürdürmektedir.
Neoliberalism, as a comprehensive social order that directly affects many disciplines such as soc... more Neoliberalism, as a comprehensive social order that directly affects many disciplines such as sociology, psychology, economics, and politics today, continues to fundamentally transform human life and subjective experiences. This study aims to problematize the impact of neoliberal policies on the individual's perception of freedom, the concept of privacy, and consumption habits, and to theoretically examine how the system transforms the subject into a consumer object. Methodologically, the research employs conceptual analysis and literature review techniques from qualitative research. Focusing on Byung-Chul Han's fundamental texts, the research reinterprets the concepts of neoliberalism, freedom, and domination from an interdisciplinary perspective encompassing sociology, psychology, and philosophy. In this study, the roles of digital networks and voluntary exhibition practices in shaping social relations are discussed through Han's fundamental theoretical approaches, including performance society, psychopolitics, and transparency society. Han argues that freedom is destroyed in the neoliberal system and that the individual is pushed into a paradoxical process of voluntary self-exploitation through the rhetoric of "you can do it." While in previous periods the relationship between power and the individual was openly displayed by those in power, in the new era, power conceals itself, making itself invisible by shifting the blame for the system's failures onto the individual. Therefore, this study demonstrates that the external, restrictive tools of oppression in classical disciplinary societies have been replaced by an internal control mechanism in which individuals code their failures entirely as their own inadequacy. Ultimately, this study systematically reveals that in the neoliberal order, freedom has transformed from an opportunity for individual self-realization into an advanced power technique and illusion that secures the profitability and sustainability of the system.
Medyanın Ekonomi Politigi Dijital Emtia Olarak Youtube Izleyicileri , 2025
This study aims to analyze the positioning of YouTube viewers as "digital commodities" within the... more This study aims to analyze the positioning of YouTube viewers as "digital commodities" within the context of digital platform capitalism from a political economy perspective. Drawing on Dallas Smythe's "viewer commodity" theory, this argument posits that YouTube's advertising-based business model fosters a global accumulation system by commodifying viewers' attention, time, and personal data. Unlike traditional media, YouTube viewers engage in a double-exploitation relationship, not only through their attention but also through the data they generate and even through the unpaid labour they provide as content creators (YouTubers). This process is explored through Shoshana Zuboff's concept of "surveillance capitalism" and Christian Fuchs's concept of "digital labour." The research employs a qualitative design, based on document analysis and thematic analysis of YouTube news and politics channels in Turkey, utilizing data from SocialBlade. The subscriber numbers, viewing rates, and video productivity of the 50 most influential news channels are compared and analysed. The findings indicate that, in addition to traditional media outlets with high subscriber counts, individual channels with lower subscriber counts and high engagement rates have also gained a significant foothold in the platform ecosystem. This demonstrates that the audience commodity is not homogeneous; on the contrary, "qualified audiences" with high algorithmic value create a niche market for advertisers
Turizm olgusu, öznesinde insanı barındırdığı için birçok bilimsel araştırma alanı ile bağ kurmakt... more Turizm olgusu, öznesinde insanı barındırdığı için birçok bilimsel araştırma alanı ile bağ kurmaktadır. Turizm tarihinin anlaşılması sadece geçmişe bakmayı sağlamaz, aynı zamanda geleceğe yönelik bir projeksiyon da sunar. Sinema ise dönemleri itibariyle çeşitli aşamalardan geçmiş ve özellikle 1960'lı yıllardan itibaren topluma ayna tutan bir özelliğe kavuşmuştur. Bu araştırmanın amacı Türk sinemasında turizm olgusunun işlenişini belirli bir dönemde inceleyerek günümüzdeki durumla birlikte anlamaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilen araştırmada veriler doküman incelemesi tekniği ile elde edilmiştir. Amaçlı örneklem tekniği ile seçilen beş filmde, Türk sinemasının ünlü figürleri (Tarık Akan, Filiz Akın, Gülşen Bubikoğlu, Hulusi Kentmen, Sadri Alışık, Zeki Alasya, Metin Akpınar) yer almaktadır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak temalara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen temalar turizmin sosyolojik etkileri, turizme katılmanın bireye etkileri ve rekreasyon imkanları olarak ifade edilebilir. Bununa birlikte geçmişte sadece belirli bir zümrenin erişiminde olan turizm hareketliliğinin günümüzde tüm toplum tarafından ulaşılabilir olduğu görülmektedir.
Interaction of a new type of gang and new media in turkey: Daltons street gang social media conte... more Interaction of a new type of gang and new media in turkey: Daltons street gang social media content analysis.
Bu araştırma Türkiye'de "Medya ve Şiddet" ile ilgili RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) ve TİAK (... more Bu araştırma Türkiye'de "Medya ve Şiddet" ile ilgili RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) ve TİAK (Televizyon İzleme Araştırmaları Komitesi) araştırmalarını konu almaktadır. "Medya ve Şiddet" ile ilgili yapılan araştırmalar daha çok etki araştırmaları üzerine yoğunlaşırken, bu araştırma şiddete konu olan araştırmaların çözümüne ilişkin neler yapıldığını anlamaya yöneliktir. Medyadaki şiddetin toplumun genel sorunu olmasından hareketle, çalışmanın amacı Türkiye'de "Medya ve Şiddet" konusunda yetkili mercilerin başında gelen Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) şiddeti önlemeye yönelik neler yaptığını irdelemek ve bu doğrultuda yapılan çalışmaları analiz etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan "Doküman Analizi" yöntemi kullanılmıştır. Bu çerçevede 2020-2024 yılları arasında yapılan RTÜK ve TİAK araştırmaları analiz edilmiştir. Araştırmada ele alınan belgeler ışığında, Türkiye'de izleyici kitlenin büyük bir bölümünün televizyon yayınlarında şiddetin arttığını düşünmekte ve medya şiddetine karşı endişe duymaktadır. Buna karşın izleyici kitlenin büyük bir bölümü "prime time" zaman diliminde ana akım medya kanallarından beslendiği görülmektedir. RTÜK'ün bu konuda konferans, bildiri, araştırma raporu, kamuoyu yoklaması gibi çeşitli çalışmalar yaptığı görülmüştür. RTÜK ve TİAK araştırmaları karşılaştırıldığında, toplumun büyük çoğunluğunun medyadaki şiddet içeriklerinin arttığını ifade etmesine rağmen şiddette konu olan medya içeriklerini tükettikleri tespit edilmiştir.
Polemik kavramı politik ve ideolojik olarak ele alınmış, algılama ve aktarma sorunsalı üzerinden ... more Polemik kavramı politik ve ideolojik olarak ele alınmış, algılama ve aktarma sorunsalı üzerinden irdelenmiştir.
Bu politik davranışın dijital kültürle birlikte yaşadığı değişiklikleri ele alınması. Günümüz top... more Bu politik davranışın dijital kültürle birlikte yaşadığı değişiklikleri ele alınması. Günümüz toplumlarının politik tutumları ve geçmişe yön veren algı politikaları ve dijital çağda bireyler politikasına nasıl dahil olduğunu göstermektedir...
Gelişen teknoloji ve dijital kültürün insan yaşamıyla birlikte toplumsal yapıyı dönüştürdüğü açık... more Gelişen teknoloji ve dijital kültürün insan yaşamıyla birlikte toplumsal yapıyı dönüştürdüğü açıkça görülmektedir. Buna bağlı olarak son yıllarda iletişim bilimleri ve sosyoloji alanında ele alınan çalışmalara bakıldığında, özellikle dijitalleşme ve kitle kültürünün sonuçlarını kapsayan konuların ele alındığı dikkat çekmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı, tutum ve davranışların temelinde yatan algı unsurları içerisindeki “acı” duygusunun günümüz toplumunda birey davranışlarına nasıl yansıdığını göstermektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın analizi Byung Chul Han’ın “Palyatif Toplum” kavramı üzerinden yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri çerçevesinde literatür taraması kullanılmış ve bu yöntemle modern toplum bağlamında “acı” algısının hissizleştirilmesi sorusuna yanıt aranmıştır.
Palyatif Toplumarda Acı Kavramını Byung Chul Han’ın Perspektifinden Okumak Reading The Concept Of Pain In Palliative Society From Byung Chul Han's Perspective, 2022
Gelişen teknoloji ve dijital kültürün insan yaşamıyla birlikte toplumsal yapıyı
dönüştürdüğü aç... more Gelişen teknoloji ve dijital kültürün insan yaşamıyla birlikte toplumsal yapıyı
dönüştürdüğü açıkça görülmektedir. Buna bağlı olarak son yıllarda iletişim bilimleri ve
sosyoloji alanında ele alınan çalışmalara bakıldığında, özellikle dijitalleşme ve kitle
kültürünün sonuçlarını kapsayan konuların ele alındığı dikkat çekmektedir. Bu
noktadan hareketle çalışmanın amacı, tutum ve davranışların temelinde yatan algı
unsurları içerisindeki “acı” duygusunun günümüz toplumunda birey davranışlarına
nasıl yansıdığını göstermektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın analizi Byung Chul
Han’ın “Palyatif Toplum” kavramı üzerinden yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma
yöntemleri çerçevesinde literatür taraması kullanılmış ve bu yöntemle modern toplum
bağlamında “acı” algısının hissizleştirilmesi sorusuna yanıt aranmıştır.
Ulusal gazetelerin algı yaratma işlevi (16 kasım 2013 Diyarbakır buluşması haberleri bağlamında bir analiz) / The perception creating function of national newspapers (An analysis in the context of 16thnovember 2013 Diyarbakır meeting news)
Uploads
Papers by ERKAN SOLMAZ
toplamda 20 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Toplanan veriler MAXQDA 2024 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde kafe ve kahvehanelerin kültürel bağlamda geleneksel ve modern mekânlar olarak ayrıştığı görülmüştür. Bu ayrışma her iki mekânda da demografik yapı, ziyaret tercihleri, sosyal etkileşim, sosyal medya ve internet alışkanlıkları gibi etkenlerden kaynaklı olarak mekân tercihlerini belirlemektedir. Araştırmada öne çıkan en önemli bulgulara baktığımızda
kafelerin daha çok popüler kültürü yansıtan kodlarla donatıldığı, kahvehanelerin ise geleneksel kültürü devam ettirdiği görülmüştür. Kahvehaneler ataerkil bir yapıyı baskın bir şekilde gösterirken kafelerde bu durum görülmemektedir. Mekânlar birbiriyle rekabet içinde olmadan kendi kültürel yapılarıyla varlıklarını sürdürmektedir.
digital platform capitalism from a political economy perspective. Drawing on Dallas Smythe's "viewer
commodity" theory, this argument posits that YouTube's advertising-based business model fosters a global
accumulation system by commodifying viewers' attention, time, and personal data. Unlike traditional media,
YouTube viewers engage in a double-exploitation relationship, not only through their attention but also through
the data they generate and even through the unpaid labour they provide as content creators (YouTubers). This
process is explored through Shoshana Zuboff's concept of "surveillance capitalism" and Christian Fuchs's
concept of "digital labour."
The research employs a qualitative design, based on document analysis and thematic analysis of YouTube
news and politics channels in Turkey, utilizing data from SocialBlade. The subscriber numbers, viewing rates,
and video productivity of the 50 most influential news channels are compared and analysed. The findings
indicate that, in addition to traditional media outlets with high subscriber counts, individual channels with
lower subscriber counts and high engagement rates have also gained a significant foothold in the platform
ecosystem. This demonstrates that the audience commodity is not homogeneous; on the contrary, "qualified
audiences" with high algorithmic value create a niche market for advertisers
dönüştürdüğü açıkça görülmektedir. Buna bağlı olarak son yıllarda iletişim bilimleri ve
sosyoloji alanında ele alınan çalışmalara bakıldığında, özellikle dijitalleşme ve kitle
kültürünün sonuçlarını kapsayan konuların ele alındığı dikkat çekmektedir. Bu
noktadan hareketle çalışmanın amacı, tutum ve davranışların temelinde yatan algı
unsurları içerisindeki “acı” duygusunun günümüz toplumunda birey davranışlarına
nasıl yansıdığını göstermektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın analizi Byung Chul
Han’ın “Palyatif Toplum” kavramı üzerinden yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma
yöntemleri çerçevesinde literatür taraması kullanılmış ve bu yöntemle modern toplum
bağlamında “acı” algısının hissizleştirilmesi sorusuna yanıt aranmıştır.
Books by ERKAN SOLMAZ