İletişim ve Toplum Araştırmaları Dergisi (İTAMDER), Oct 1, 2023
Sinema, kendine özgü araçları kullanarak gösterge dizgeleri oluşturur ve bu dizgeler vasıtasıyla ... more Sinema, kendine özgü araçları kullanarak gösterge dizgeleri oluşturur ve bu dizgeler vasıtasıyla anlatılarını izleyicilerine iletir. Bu gösterge dizgeleri dilin yanı sıra görüntü, ses, renk, kamera açıları ve aydınlatma gibi diğer ögelerden de oluşabilir. Göstergebilim, semiotik disiplininin bir parçası olarak, birçok sembolik sistem üzerine yapılan araştırmaları destekler ve kılavuzluk eder. Bu çalışma, bu disiplinin sinemayla olan ilişkisini merkezine alarak, Tayfun Pirselimoğlu'nun bağımsız sinema filmi Kerr'i (2021) göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle incelemeyi amaçlar. Bu çerçeve içinde, Pirselimoğlu'nun Kerr filmi üzerine yapılan bu çözümleme, literatüre anlamlı bir katkı sunacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda bu çalışma film anlatısını daha derinlemesine anlamak ve okuyucularına farklı okuma ve yorumlama perspektifleri sunmak adına önem taşımaktadır. Çalışmada dil dışı göstergeler ele alınmış ve bu göstergelerin yapıma çok çeşitli anlamlar kattığı saptanmıştır.
Uploads
Papers by Umut Yolal
This study offers a detailed mise-en-scène analysis of The Substance (2024), a genre-bending film by Coralie Fargeat that merges body horror with social critique. By examining visual and auditory elements—such as space design, costume and makeup, lighting, color palette, sound design, camera work, and performance—the article explores how the film constructs its narrative and ideological framework. The mise-en-scène is not treated merely as an aesthetic apparatus, but as a narrative strategy that visualizes the protagonist’s psychological transformation and critiques the patriarchal commodification of the female body. Through symbolic spatial arrangements, grotesque makeup effects, color-coded character representations, and a satirical yet unsettling soundscape, the film deconstructs beauty myths and identity fragmentation. Drawing from film theory—including Laura Mulvey’s Male Gaze and Barbara Creed’s The Monstrous-Feminine—the article situates The Substance within a tradition of feminist horror cinema, emphasizing how it reclaims female agency by making visible the pressures of social norms. Ultimately, the study reveals that The Substance is not only a stylistically bold narrative, but also a political cinematic statement that expands the expressive potential of mise-en-scène as a tool for social critique.