
Ozan Yarman
For a greater coverage of my contributions, visit me at http://www.ozanyarman.com.
I am Prof. Dr. Ozan Yarman. I am professionally a Turkish composer, pianist and music theorist. Though educated in Classical Western music, I am intensely engaged in microtonality and maqam theories. I achieved the title of “Doctor of Musicology” in 2008 and “Associate Professor of Musicology and Music Theories” in 2011.
A keystone contribution in the field of musicology is my 79-tone Qanun tuning/temperament model which is capable of satisfactorily representing makamlar on any scale degree.
Aside from my regular commitment to microtonal polyphony and maqam theories, I also contribute extensively to the YARK (Yarman-Arik-Kholmetskii) gravitation theory and related "Yarman's Approach" works spearheaded by my father Prof. Dr. Tolga Yarman.
I am Prof. Dr. Ozan Yarman. I am professionally a Turkish composer, pianist and music theorist. Though educated in Classical Western music, I am intensely engaged in microtonality and maqam theories. I achieved the title of “Doctor of Musicology” in 2008 and “Associate Professor of Musicology and Music Theories” in 2011.
A keystone contribution in the field of musicology is my 79-tone Qanun tuning/temperament model which is capable of satisfactorily representing makamlar on any scale degree.
Aside from my regular commitment to microtonal polyphony and maqam theories, I also contribute extensively to the YARK (Yarman-Arik-Kholmetskii) gravitation theory and related "Yarman's Approach" works spearheaded by my father Prof. Dr. Tolga Yarman.
less
Uploads
Papers by Ozan Yarman
Bu Projede, Makamsal Türk müziği çevreleri tarafından nota partitürlerine genellikle eserin ilk bestelenme veya derlenme yılı bilgisinin eklenmemesi türünden belirsizlikleri bilimsel yöntemlerle gidermek adına, şu işlemlere başvurulmuştur:
1) 19. Yüzyılın sonundan başlayarak 20. Yüzyılın tamamını içeren modern bir evrede eser vermiş bestecilerin yapıtlarının incelenmesi ve bunlara dair genel-geçer tarihsel belirlemeler yapılması;
2) yeni geliştirdiğimiz “trigram (üçerli üçerli) melodik hat analizi” yöntemi [Yarman ve Sethares vd. 2019] kullanılarak, eserlerin bağlamdan bağımsız dijital imzalarının çıkarılması;
3) yaklaşık iki bin esere elle atadığımız tarih etiketlerine ve mevzubahis dijital imzalara dayalı olarak, yapay öğrenme (machine learning) özellikli (örn. Lojistik Regresyon [Logistic Regression], IBk, Çok Katmanlı Algılayıcı [Multilayer Perceptron], Rastgele Orman [Random Forest] gibi) 27 farklı WEKA (University of Waikato – New Zealand Environment for Knowledge Analysis) algoritması aracılığıyla, tarihsel dönem tahminlerine dair sonuçların sunulması.
Eserlerle ilişkilendirilen tarih etiketleri “1880-1899”, “1900-1919”, “1920-1939”, “1940-1959”, “1960-1969”, “1970-1979”, “1980-1989” ve “1990-2000” olmaktadır. Elle koyduğumuz ve algoritmaların tahmin yürütmekte esas aldığı bu etiketler üzerinden eserlere ve bestecilerine yönelik dönemsel ve üslupsal çıkarsamalar yapılmıştır.
Dört farklı sistemde — yani A) 53 perdeden oluşan Eşit Aralıklı Düzen (53-tET: “-ton Eşit Taksimat”) komma değerleri, B) 53-tET’in oktava indirgenmiş komma değerleri, C) 24 perdeli Pithagoryen Arel-Ezgi-Uzdilek (AEU) alt-küme sesleri ve D) AEU’nun oktava indirgenmiş sesleri çerçevesinde — 27 algoritmanın her eser için tahminlerinin ortalaması alındığında, sonuçlar çarpıcı biçimde, örneğin 1880-1899 dönemine atanan bazı eserlerin, yüksek olasılıkla aslında 1940-1959 dönemine daha yakın denk düştüğünü göstermektedir.
Bu noktada, bir 19. Yüzyıl sonu bestecisinin döneminin çok ilerisinde bir üsluba sahip olma ihtimalinin oldukça düşük olduğu değerlendirildiğinde, iki makul olasılık öne çıkmaktadır:
● Pek mümkün ki, önceki yüzyıldan kalma orijinal bir varyant, 20. Yüzyılın ortasında varsayılan türden bir “klasik formata” zorla uyarlandı, ya da
● söz konusu eser, 20. Yüzyıl ortalarında yaşandığını varsaydığımız (ve burada “Arelizasyon” ya da “Arelleştirme” olarak adlandırılan) etnosantrik revizyonizm süreci çerçevesinde [Yarman 2016, s. 15-24], “klasik” olduğu ileri sürülen bir kalıpta muhtemelen yoktan üretildi ve böylelikle tanınmış bir figüre kasdi olarak yanlış şekilde atfedildi.
Bulgularımız, ‘klasik’ Türk müziği mirası olarak kabul edilegelmiş pek çok unsurun aslında 20. Yüzyıl ortalarında inşa edilmiş olabileceğini, bunun da kültürel özgünlük tartışmaları açısından derin sonuçlar doğuracağını göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Hesaplamalı Müzikoloji, Yapay Öğrenme, Trigram (üçerli üçerli) Melodik Hat Analizi, Türk Müziği Dönemlendirmesi.