
Faruk Arslan
I am a Registered Social Worker (RSW), in private practice in Kitchener-Waterloo Region since 2012. My social work school training was at Wilfrid Laurier University in Ontario, Canada and I completed my social work practices at Stratford General Hospital and Children Aid Society at Bran County in Brantford, Ontario, Canada through Wilfrid Laurier University. I am a PhD Candidate in Human Relationships (Spiritual Care
Supervisors: Kristine Lund and Kate Harper
Phone: 226-600-4310
Address: Waterloo, Ontario, Canada
Supervisors: Kristine Lund and Kate Harper
Phone: 226-600-4310
Address: Waterloo, Ontario, Canada
less
InterestsView All (13)
Uploads
Papers by Faruk Arslan
Ne iş yapıyorum? Wilfrid Laurier Üniversitesinde, Din ve Cinsellik, Şeytan, Mit ve Semboller, Sufizm ve İslam derslerinin okutmanıyım. Başka ne iş yapıyorum? Sufi Therapy Counselling şirketinde, Sufi terapi ve Mind Over Mood modellerini uygulayan Uzman Psikoterapistim. Daha başka ne iş yapıyorum? Canadatürk, Marmara Times, Çorum Manşet gazeteleri ve Sufi sitelerimde köşe yazısı, yılda iki kitap yazıyorum. Daha daha ne iş yapıyorum? Seminer ve konferanslarda konuşmacıyım, Skype üzerinden uluslararası bireysel Sufi terapi sunan uzman Psikoloğum.
Kim değilim? 4 yıl okuduğum GATA'nın bana 30 Mart 2011'de gönderdiği mektuba göre, yaşamıyorum, var değilim, ölüler zaten konuşmazlar! Görevli ve görevsiz, biat etmiş veya biat etmemiş gazeteci ve yazar değilim. Eden bulur, zulmeden aynısıyla karşılaşır kuralına gülenim. İslam, sadece mollalara değil tüm insanlara ve inananlara gönderildi diyen münzevi sade bir Sufiyim, sofistike yobaz Hoca ve bir şeyh değilim.
AK trollerin ve Süfyanizm Komitesi'nin zannettiği gibi çok büyük bir adam, veya Hizmette çok önemli biri, makam ve yetki sahibi değilim. Dünyada dikili ağacı taşı olan dünyaperest, makam mansıp düşkünü putperest, şan şöhret hastası medya budalası, dünyayı hiç seven değilim. Allah'a sade, sıradan bir kul olmaktan başka değerim yok. Ancak sıradışı yaşam becerilerini teröpatik olarak uygulayan uygulatan bir çılgın bir veli olamasamda bir deliyim. Süfyanizm Komitesi'nin veya herhangi bir otoritenin tehdit, şantaj, korkutma ve sindirmelerini takacak, susturulacak bir koyun değilim. Kanada’nın Wilfrid Laurier ve York Üniversitelerinde Sosyoloji, Master Social Work okumuş, 25 kitap yazarı Sufi gazeteciyim; görüşler şahsımı bağlar, özgür yürür. 17 ve 19 yaşlarında iki evlat büyütmüş ‘full time’ bir baba, eşini mutlu etmek için çırpınan bir köleyim, 3. çocuğu heyecanla bekleyenim.
AK trollerin ifira attığı gibi Kabak kodlu MOSSAD ve CIA ajanı, Vaftiz olmuş Hıristiyan, Homo, Cinci Hoca değilim; böyle konuşanların yalancının eşi 3 talakla ebediyen boş olsun, hodri meydan diye rest çeken cesur ve mert biriyim. Hırsızlık, soysuzluk, rüşvet almış, haram yemiş bir Kamu soyguncusu, yetim hakkı yemiş, kul hakkı Allah hakkına girmiş bir günahkar çok şükür değilim. Allah böyle suçlar, günahlar işleyenleri ıslah etsin diye dua edenim.
Gülen Hocaefendi, 1991'de eski Sovyet ülkelerine gidecek 19 deli aradığında talip olup, yurtdışına ilk çıkan adanmış ekipten bir muhabbet fedaisiyim. Azerbaycan'da Hizmet'in her işine 24 saat koşturmuş, bu arada Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Hukuk masterı da yapmış, vaktini verimli, bereketli kullanan bir ilim ve okuma hastayım. Dost ve düşman kazıklarına, hançerlemelerine şerbetli, öyle kolay kolay alınacak, şahıslaraa takılacak, küsecek, incinecek, Araf'ta kalacak akılsız biri değilim.
Beklentisiz, kibirsiz, gösterişsiz, müstağni, iffetli Allah rızası odaklı yaşam tek arzum; 30 yıldır davasına vefalı, sadık, bin defa başını kesseler yolundan dönecek bir namert değilim. Hakkımda dedikodu, gıybet yapan, yapacak tüm şakirtlere hakkını peşinen helal etmiş sade bir kulum, kınayanın kınamasından korkan hiç değilim. Ne iş yaparım, kimim, kim değilim açıklamak zorunda kaldığım için hacalet çekiyorum ama fitnecilerin ağzı torba değil susturacak, torba değil ki büzebilecek kabiliyette söz üstadı değilim. Rüyeti Şir mahlaslı amatör Sufi bir şairim.
3 yıl Ankara'da diplomasi, dış baskılar, başbakanlık, dışişleri, başbakanlık ve enerji muhabirlikleri yaptığım için kaynaklarım sayısız. Sosyal biriyim, arkadaş sayım onbinleri geçmesi ayrımcılık yapmamamdandır, Komünist, Alevi, sağcı, solcu, topçu ayırmam. Biri insan olsa yeter; köpek, domuz, yılan, akrep, sırtlan gibi insan gözüken hayvanlarla anlaşamıyorum. Sosyal Çalışan uzmanıyım, yardım isteyene hemen ve hızlı, hiç ayrım yapmadan Hızır gibi yardıma koşmak kuralımdır, kibir, kin, nefret, haset, kıskançlık ve bencillik lügatta yazmaz. Kin, nefret, haset, kıskançlık, gıybet, nemmamcılık, koğuculuk yapanların şahsına değil, işledikleri cürümlere düşmanım, acıyan değilim.
Kafirlere, müşriklere, münafıklara, fasıklara karşı şiddetli, azametli, müslümanlara karşı merhametliyim, tevazu gösteririm, tevazunun enaniyetini takmam, çeşitli maskeler takmam. İki yüzlü politika izleyen, yalancılığı meslek haline getirmiş aldatanları Müslüman gözükselerde sevmem, yanlışa, zulme tahammülsüz Ebu Zerlik yapan bir Ebu Dücaneyim. Sufilikte rol modelim Hz. Ali, Abdülkadir Geylani, Muhyiddin Arabi, Mevlana, Şemsi Tebrizi, Yunus Emre, Niyazi Mısri, Said Nursi ve Gülen Hocaefendi’dir.
Beşikten mezara kadar ilim tahsili peşinde koşan, sürekli okuyan, yazan, konuşan divaneyim, Allah'tan ilim istedim, hiç para istemedim. Süfyanizm Komitesi, yerli ve global tüm şeytanlar ülkeme, İslami Hizmetlere hücum etmiş zulmederken, zulme sessiz kalacak ahmak değilim. Dert ve dertli, mert ve namert birbirine karıştı, at izi ile it izi belli değil bu ahirzaman fitnesinde; hakkı batıldan ayıran Ömer Faruk'um.
Toplumsal bir şizofreni yaşanıyor. Bu kutuplaşmayı siyasi ikbali için destekleyenler, Firavun, Nemrud, Karun olsa, asla tırsacak değilim. İnsanlar 6'ya ayrılır. Seçilmişler, atanmışlar, elit soysuz soylular, bordro mahkumları, Hizmet eden Allah kulları ve garipler, garibim. 50 defa yazdım, yine yazıyorum. GYV dışında Hizmet'i temsil eden ve adına konuşan kişi ve kurum yoktur, cemaat yazarı, sözcüsü değilim. Yüksek İnsani Değerleri savunduğu için cemaatı ve Hizmeti destekliyorum, insanlığa sunduğu barış formülü en dinsizi bile imana getirir.
Dipnot… Geçmiş yıllarda zaman zaman yazı yazdığım Çorumlu hemşerilerimin çıkardığı Türkiye Manşet Gazetesi’nin Bank Asya ile ilgili ilginç bir sosyal deney yaptığını duydum. Gazeteye Bank Asya’ya sahip çıkıp çıkmadığını araştırmışlar. Onlara sorarsan bu ilana ilgi olmamış. İlanın altına koyduğun telefon günün yarısında kapalı olursa kimse aramaz tabi ki… Çorum halkı sahip çıkar ama böyle sosyal deney olmaz ki kardeşim. Ben Bank Asya’daki tüm paramı çektim, haramilere beş kuruş kaptırmam… Çorum Manşet’deki köşemde okuyucularıma ve anlayana bilgi notu olarak düşmüştüm. Türkiye İran olacak ve Hiç bir istihbarat, devlet, sosyolojik gerçekle savaşamaz makalelerimden niye olanları anlamadınız anlamadım…
Faruk Arslan
Waterloo, Ontario, Canada
1 Mart 2015
Avrupa’da artan ırkçılığın merkezi olan Almanya’da, Gladyo’nun Derin Devleti Kılıç, Alman Gençliği Birliği (BJD) ile yabancı düşmanlığını körüklüyor. Son Gladyo olarak tasfiye edilmeden kalan Kılıç, Ergenekon’ı da yöneten derin güç. Almanya’nın Amerikan çıkarlarına hizmet eden Kılıç’tan kurtulma kararı alması halinde Ergenekon sürecinde olduğu gibi ortaya kirli Alman ve Amerikan bağırsakları dökülecektir. Gezi olaylarında ortaya çıkan Kılıç, İstanbul’u ve ülkemizi global ve yerli baronlarla elbirliği halinde Neron’ gibi yakmak istedi. Acaba neden? Gurbetçilerimize yönelik işledikleri cinayetler deşifre olan Kılıç’ın Almanya’da BND’nin BKA, GSG9 gibi birimleri ve Neo Nazi Partisi NPD’nin 64 bin üyesi var. Bu nedenle gurbetçi cinayetlerinin delilleri resmen yok edildi. Şimdi NPD’nin kapatılması tartışılıyor. Alman Anayasa Mahkemesi, NPD’nin kapatılmasına karşı çıkıyor, çünkü alman Anayasa Koruma Örgütü’nün bunların içinde çok sayıda ajanı var, onların açığa çıkmasından korkuluyor. Ajanların tasfiye edildiğine kimse inanmıyor.
Derin Almanlar, uzun süredir vakıfları aracılığıyla, Türkiye`nin, etkin, dinsel ve mezhepsel farklılıklarını ele alıyor, bu farklılıkları derinleştirerek ulus devleti zaafa uğratmaya çalışıyorlar. Türkiye`de cumhuriyetin kuruluş felsefesi olan Kemalizm’in iflas ettiğini ve bu haliyle Avrupa Birliği’ne alamayacaklarını her fırsatta dile getiriyorlar. Türk ulusunun uyduruk ve yapay olduğunu empoze ediyorlar. Ayrıca Türkiye`deki, yerel yönetimlere işlerlik kazandırıp, federatif sistemi Türkiye`de tanıtmak ve yerleştirmek, ülkemizde yerli köprübaşları oluşturmak için, çaba sarf ediyorlar. Almanya’da 2000’li yıllardan beri derin ve organize işler konuşuluyor. Bu kitapda şu dört soruya yanıt veriliyor:
Asıl soru: Türkiye’de Alman vakıfları ve derin devleti Kılıç’ın üç atlısı olan BND, BKA ve GSG9 acaba Türkiye’yi kaosa sokmayı amaç eden Ergenekon soruşturmasının neresinde yer alıyor? Yoksa yer alamıyor mu?
İkinci temel soru: Acaba Türkleri hedef alan cinayetler, Alman makamların söylediği gibi gerçekten yasadışı faaliyet gösteren bir çetenin işi mi? Yoksa Alman derin devletinin İslamfobisiyi kullanarak gurbetçilerimizi kovmak için gerçekleştirdiği bir siyasi ve stratejik seri operasyon mu?...
Üçüncü ana soru: Tüm NATO ülkelerinde Soğuk Savaş döneminin Gladyoları ortaya çıkarıldığı ve tasfiye edildiği halde Alman derin devleti Kılıç’a neden kimse dokunamıyor? Alman Gladyosu ile Türk Gladyosu Ergenekon arasındaki ilişkinin boyutu nedir?
Dördüncü soru. Kılıç neden Gezi olaylarıyla İstanbul isyanı çıkardı, hedefi nedir?
Alman Gladyousu ortaya çıktığında Alman ekonomisi krize girecek, politik ortamı allak bullak olacak ve sonuçta Avrupa Birliği en geç 2020 yılında çökecektir…
Selefeliğin ilk iki çeşidi Asrı Saadet İslam’ına dönme ve ayakta tutma, İslam’ı evrensel kılma akımlarıdır. Vehhabi İslam’ı İngiliz ürünüdür. IŞİD, bir Vehhabi İslam’ı öcüsüdür. IŞİD, ‘petrodolarlar’la 1980’lerde CIA’nın devletsiz yapıda kurdurduğu El Kaida’nın devlete dönüştürülmüş son global ve yerel kötü silahıdır. 5. türrdür, 2009'da Ürdün'de tezgahlanmıştır. Suudi Arabistan kraliyet Vehhabi rejimi ile uzun yıllara dayanan ilişkiler sonucu Abdullah Gül, Ahmed Davutoğlu ve Erdoğan üçlüsünün hastalıklı siyasal İslam çizgisinden böyle bir anomali doğması destek çıkması normaldi. Ancak herkesin desteklediği ayrı bir IŞİD öcüsü var! IŞİD, yeni kolonicilerin haritaları petrol, gaz ve su kaynaklarına göre aralarında paylaşırken, Müslümanları bölme, parçalama ve yutma projesinin kirli adıdır. Sünni İslam'a saldırı ve ihanet projedisidir. Büyük Kürdistan'ı kurmakla neticelenecek IŞİD projesi, bir mezhep savaşıyla Müslümanları birbirine kırdırmayı da amaçlıyor. Batılı kolonicilerin yeni imtiyazlar alarak bölgeyi sömürmesine yol açan IŞİD projesine destek verenler, büyük bir ihanet içinde olan Batılı kolonicilerin kuklalarıdır. Gerisi lafı güzaf...