Papers by Kenan ŞAHİN
Global Panorama, 2026
Resolving ethnic-based issues requires a multidimensional and sustained strategy. The initial res... more Resolving ethnic-based issues requires a multidimensional and sustained strategy. The initial response of any state to a disruption of public order is to combat it through security measures. However, security-focused strategies alone are insufficient; effective solutions should not only address the security aspects of the issue but also assess it in all its dimensions. From this perspective, it is essential to distinguish the nature of the relationship between terrorist methods and wider ethno-social grievances.

DEHUKAM Journal of the Sea and Maritime Law, 2025
This article defines maritime security with an analytical framework and examines its dimensions i... more This article defines maritime security with an analytical framework and examines its dimensions in global politics. Reviewing the relevant literature also aims to delineate the conceptual boundaries of maritime security. Accordingly, the study seeks to answer two key questions: How can maritime security be defined distinctly and coherently, and how can the concept be applied more effectively? The central argument of this paper is that maritime security constitutes a global governance model shaped through interstate cooperation. Since the post-World War II period, the International Maritime Organization (IMO) has spearheaded the establishment of a global maritime security network. This network, voluntarily supported by states, is closely intertwined with global policy frameworks, national interests, and evolving perceptions of defense and security. Ultimately, we suggest analyzing the concept using three basic parameters to understand the mechanisms by which maritime security operates globally. This study conceptualizes maritime security as a global governance model and argues that addressing it within the navy, merchant marine, and scientific marine frameworks will provide a more precise definition of the term’s scope.
•Maritime Security •Navy/Sea Power •Merchant Marine • Scientific Marine

Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dergisi, 2025
Throughout history, states have primarily designated lands as their areas of sovereignty. However... more Throughout history, states have primarily designated lands as their areas of sovereignty. However, with the development of technology, they have entered a race to establish dominance and domination in the seas and the air. In this context, international seas (high seas) and international airspace have been determined as the common property of all humanity. Recently, space has also been defined as a common property of all humankind beyond nation-state sovereignty's borders. In all these areas, various states and companies carry out activities such as fishing, deep sea mining, laying pipelines and fiber optic cables to the seabed, airflow flights, and communication by placing satellites in space. The race for the use of resources in these areas, which are indeed the common property of humanity, brings about various discussions. It is essential to discuss whether a state or company's use of these areas as it wishes harms the rights of people who do not have this technology or capability in these areas. In this context, this article will focus on sovereignty struggles in sea, air, and space areas that are outside the national sovereignty of states, and it will mainly analyze the race for the use of resources in these areas. Moreover, it will also attempt to develop a theory of transnational security that delineates the limits of collective sharing by states on the use of these zones.
Sovereignty, International Seas, Airspace, Space, Race for the Use of Resources, Common Property of Humanity, Transnational Security

Turcology Research, 2024
Avrupa'da din, hanedan rekabeti ve bölgesel genişleme çatışmalarının zirvesini temsil eden Otuz Y... more Avrupa'da din, hanedan rekabeti ve bölgesel genişleme çatışmalarının zirvesini temsil eden Otuz Yıl Savaşları hem askerî hem de siyasi sonuçları itibariyle bir dönüm noktasıdır. Her biri kendi hedef ve stratejilerine sahip birden çok aşamayı barındıran karmaşık çatışmalar Avrupa kıtası üzerinde yıkıcı etkiler bırakmıştır. Tarafların paralı askerlik uygulamasına sıklıkla başvurduğu Otuz Yıl Savaşları, piyade, süvari ve topçuların hayati roller oynadığı meydan savaşlarına sahne olmuştur. Çatışmalar ilerledikçe dini farklılıkların yarattığı gerilimin ötesine geçerek değişen ittifaklarıyla modern devletler, egemenlik ile daimî ordulara dair yapı ve algıları etkileyecek siyasi ve bölgesel üstünlük mücadelesi yaşanmıştır. Bu makalenin amacı, siyasal sonuçları itibariyle karşıt fikirlere kaynaklık eden Otuz Yıl Savaşları'nın askerî ile politik boyutunu analiz etmektir. Makalede bu savaşlar sonrasında avantajlı konumda olan aktörler olsa da iktidar rekabetinin son bulmadığı, ortaya çıkan kısıtlı seçenekler nedeniyle Avrupa'da askerî güç dengesi politikalarının devam ettiği gösterilmektedir. Bu çerçevede Otuz Yıl Savaşlarının öne çıkan askerî rolü, daimî orduların sistemdeki etkisinin artması, bu nedenle de sonraki aşamada büyük güçlerin öne çıkmasına yol açmasıdır. Öncelikle çatışmalara yol açan nedenler üzerinde durulacak, tarafların çatışmalara katılma durumlarına göre savaşların seyri dönemin siyasi ve askerî stratejik unsurları üzerinden tahlil edilecektir. Son olarak, savaşların geçtiği dönemin uzun vadeli etkileriyle birlikte toplumsal sonuçları değerlendirilecektir.

Akademik Hassasiyetler, 2023
Bu makalenin amacı, Türkiye'nin istikrar, denge ve meşruiyet temelli geleneksel dış politikasının... more Bu makalenin amacı, Türkiye'nin istikrar, denge ve meşruiyet temelli geleneksel dış politikasının cumhuriyetin başından itibaren gelişen deniz güvenliği stratejisi ile uyumunu tartışmaktır. Geleneksel dış politika ilkelerinin Türkiye'nin deniz güvenliği stratejisiyle ne derece örtüştüğü sorgulanırken daha iyi bir deniz güvenliği yönetişimi için uygun stratejiler değerlendirilecektir. Gerçek ve potansiyel gücü üzerinden ele alınması gereken Türk donanmasının hem bölgesinde güçlü olması hem de diğer ülkelerin donanmalarıyla rekabet edebilmesinin şartı uzun dönemli, bütüncül ve esnek deniz güvenliği stratejilerine bağlı olduğu dile getirilmektedir. Bu çerçevede Türkiye'nin meşru deniz yetki alanlarını kapsayan, boğazları ile limanlarının tehdit ve risklerden uzak olmasını sağlayacak koordineli deniz güvenliği stratejileri inşa edilmesinin önemi vurgulanmaktadır. Ayrıca uluslararası sistemin dinamikleri ile zamanın koşullarını dikkate alan uzun dönemli deniz güvenliği stratejisi, Türk Deniz Kuvvetleri'nin uluslararası politikada Türkiye'nin hak ve menfaatlerini daha güçlü biçimde savunmasını sağlayacaktır. Bu doğrultuda makale ilk olarak, denizlerde stratejik planlamanın önemine binaen stratejinin temel belirleyici unsurlarını ele alan bir kavramsal çerçeve sunacaktır. Ardından Cumhuriyetin başından itibaren Türk dış politikasının tarihsel seyri, denizde güvenlik ve strateji odaklı pencereden aktarılacaktır. Nihayetinde Türkiye özelinde deniz güvenliği stratejisinin dış politikada daha etkili olabilmesi için gerekli altyapı doğrultusunda öneriler sunulacaktır.
Türk Dış Politikasının Deniz Güvenliği Stratejisi
Türkiye'nin Deniz Hukuku ve Güvenliği-Kitap Bölümü, 2023

Güvenlik Çalışmaları Dergisi, 2023
Siyasi ve ideolojik amaçlarla bilinçli şiddet kullanarak korku yay- makla özdeşleşen terörizm, na... more Siyasi ve ideolojik amaçlarla bilinçli şiddet kullanarak korku yay- makla özdeşleşen terörizm, nadir de olsa denizler ve limanlardaki hedeflere yönelebilmektedir. Bu bağlamda petrol tankerleri ve kimyasal tankerler, konteyner ve kuru yük gemileri gibi ticari gemiler, yolcu ve diğer sivil ge- miler ya da savaş gemileri, deniz altı kabloları, denizden geçen enerji boru hatları veya kıyı tesisleri hedef olabilmektedir. Ayrım gözetmeden deniz ve limanlardaki hedeflere dönük gemilere saldırı ve sabotaj, güverteye çık- ma, gemiyi kaçırma gibi terör eylemleri, deniz üzerinden seyahat edenlere, deniz çevresine, küresel deniz ticareti ile taşımacılığının akışına ve ulusla- rarası deniz güvenliğine ciddi tehdittir. Çalışmada bu tehditlere karşı ulus- lararası topluluğun küresel güvenliği sağlamak adına şimdiye kadar yasal zeminde aldığı önlemlerin yeterliliği değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda denizde terörizm eylemleri geleneksel terörizmden siyasi ve ideolojik bağı koparılmadan; ancak aynı zamanda denizlerin kendine özgü koşullarına göre değerlendirildiği takdirde hukuki tedbirlerin etkili olacağı vurgulan- maktadır.
Anahtar Kelimeler: Denizde Şiddet, Denizde Terörizm, Deniz Güvenliği, Küresel Güvenlik, Hukuki Kurallar

Deniz Hukuku ve Deniz Güvenliğinin Uluslararası Boyutu Çerçevesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün Misyonu ve Çalışma Usulleri
Deniz Hukuku ve Güvenliği-Seçkin Yayıncılık-Kitap Bölümü, 2022
Deniz Hukuku ve Deniz Güvenliğinin Uluslararası Boyutu:
Soğuk Savaş atmosferinde deniz güvenliği... more Deniz Hukuku ve Deniz Güvenliğinin Uluslararası Boyutu:
Soğuk Savaş atmosferinde deniz güvenliğini artırmak ile deniz çevresini korumak için alınan tedbirler ve oluşturulan kurallar devletlerarasında siya-si, ekonomik ve askerî ilişkilerden bağımsız değildir. Deniz hukuku ve deniz güvenliğinin uluslararası niteliğe sahip konularla ilgili olması denizcilik faali-yetlerinin düzenlenmesi ve uygulanmasına ilişkin kolektif girişimlerin de bu boyutlar çerçevesinde anlamlandırılmasını gerekli kılmaktadır.
Uluslararası Denizcilik Örgütünün Misyonu:
Birleşmiş Milletler (BM) özel uzmanlık kuruluşlarından biri olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) denizcilik faa-liyetlerinin düzenlenmesi, deniz güvenliğinin temin edilmesi ve deniz çev-resinin korunmasıyla yetkili kılınmış bir örgüttür. Diğer BM özel uzmanlık kuruluşlarının gördüğü işleve benzer şekilde kendisinden beklenen teknik alanda faaliyet göstermektedir. BM ile koordineli çalışmasının yanında ken-di tüzel kişiliğine sahip olarak denizcilikle ilgili karar, kod, kılavuz ve sözleşmeleri oluşturmaktan sorumludur.

Güvenlik Stratejileri Dergisi, 2021
Makalede, karşılıklı önyargılarla biçimlenen Türkiye-Yunanistan ilişkileri çerçevesinde Ege Deniz... more Makalede, karşılıklı önyargılarla biçimlenen Türkiye-Yunanistan ilişkileri çerçevesinde Ege Denizi'nde deniz yetki alanlarının paylaşımıyla ilişkili karasuları sorunu uluslararası hukuk bağlamında incelenmektedir. Bu çerçevede Ege Denizi'nde karasuları anlaşmazlığının ikili ilişkilerde kıta sahanlığı başta olmak üzere diğer sorunları da etkileyen merkezi niteliğine dikkat çekilmektedir. Bu varsayım doğrultusunda Yunanistan'ın karasuları üzerinden Türkiye'nin deniz yetki alanını daraltarak sadece Ege'de değil, Doğu Akdeniz de dâhil olmak üzere uluslararası hukukun Türkiye'ye tanıdığı denizin altındaki enerji kaynaklarına erişim hakkını kısıtlamak gibi bir strateji izlediği ileri sürülmektedir. Makalede öncelikle, karasular hakkındaki uluslararası hukuk kuralları üzerinde durulacaktır. Daha sonra sorunun tarihsel geçmişine yer verilerek tarafların uluslararası platformlarda konu hakkında öne sürdüğü hukuki ve siyasi tezler masaya yatırılacaktır.
Panorama, 2021
ABD'nin Afganistan'dan çekilmeye başlamasıyla Taliban'ın bölgede üstünlüğü ele geçirmesi bölgeden... more ABD'nin Afganistan'dan çekilmeye başlamasıyla Taliban'ın bölgede üstünlüğü ele geçirmesi bölgeden kaçışları hızlandırdı. Bu gelişme yaşanmadan önce de bir süredir İran rotasını takip eden Afganlar, Türkiye'nin güneydoğusundan giriş yapıp İstanbul'a kadar geliyorlardı. Bu göçlerin yoğunlaşmaya başladığı Temmuz 2021'de Türkiye'de geçici koruma verilen Suriyeli sayısı resmî olarak 3 milyon 690 bin 896 kişiye ulaşmıştı. En son Ankara Altındağ'da çıkan kavgada bir Suriyelinin işlediği cinayetin ardından gelişen olaylarda gerilim hızlıca tırmandı. Bu sırada Türkiye'ye giriş yapmak isteyen Afganların görüntüleri sosyal medyada yayıldıkça düzensiz göç konusu kamuoyunda daha fazla tartışılır hale geldi. Avusturya

Elektronik Siyaset Bilimi Araştırmaları Dergisi, 2021
Bu çalışmada, deniz ve limanlarda görülen doğal ve insani tehditleri kontrol altına alarak, küres... more Bu çalışmada, deniz ve limanlarda görülen doğal ve insani tehditleri kontrol altına alarak, küresel ticaretin kolaylaştırılması, seyir özgürlüğünün sağlanması ve ekolojik dengenin sürdürülmesini içeren "deniz güvenliği" çerçevesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından alınan hukuki tedbirler analiz edilmektedir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası çapta alınan bu tedbirler, küresel ağların oluşumunu destekleyecek şekilde denizlere belli bir güvence getirip nizam kazandırmıştır. Bununla birlikte yerel aktörler, denizlerdeki risk ve tehditler karşısında küresel ağlara bağlı olmak yerine, kendi başlarına daha kısıtlı tedbirlerle yetinmişlerdir. Bu bağlamda, deniz güvenliği tedbirlerinin uluslararası politikadaki güç dinamiklerden etkilendiği; bu tedbirlere aynı duyarlılığı göstermeyen aktörlerin küresel deniz güvenliğine katkılarının farklılaştığına dikkat çekilmektedir.
Deniz Güvenliği, 2020
Uluslararası denizcilik gündeminde giderek yaygınlık kazanan bir kavram olan deniz güvenliği (mar... more Uluslararası denizcilik gündeminde giderek yaygınlık kazanan bir kavram olan deniz güvenliği (maritime security), limanlar ve açık denizlere uzanan denizcilik faaliyetlerinin yarattığı doğal ve insanî tehditler ile tehdit algısından uzak olunmayı ifade etmektedir. Bu çerçevede denizlerde tehditlerin kontrol altına alınarak güvenli bir alanda düzenin sağlanması, ticaretin kolaylaştırılması, ekolojik dengenin sürdürülmesi hedeflenmektedir. Hedefleri gerçekleştirebilmek için de denize kıyısı olan devletler arasında teknik bilgi-beceri gerektiren tedbirlere ihtiyaç, deniz güvenliğini küresel ağların oluşumunu destekleyecek biçimde iş birliği ve iş bölümü yapılması gereken bir alana dönüştürmektedir.
Mavi Vatan’dan Açık Denizlere, 2020
Savunma ile güvenlik başta olmak üzere faaliyet gösterdiği sahalarda dış politika karar verici ve... more Savunma ile güvenlik başta olmak üzere faaliyet gösterdiği sahalarda dış politika karar verici ve uygulayıcılarına tavsiye niteliğinde bilgiler sunan Türk Deniz Kuvvetleri, ihtiyacı olan subayların yetiştirilmesinde Uluslararası İlişkiler disiplininin kuram ve yaklaşımlarından yararlanması oldukça önemlidir. Türk Donanmasının ilgili birimlerinde görev yapacak kişilerin beşerî realitenin parçası olan uluslararası ilişkilerin analizi üzerine yeterli birikimi olmadığı takdirde oluşacak boşluğun hatalı dış politik önerilere dönüşebilme riski bulunmaktadır. Bu doğrultuda makalede, önce Uluslararası İlişkiler disiplininin dünyadaki ve Türkiye’deki gelişimine dair bilgiler sunulacak, daha sonra Türk Deniz Kuvvetleri mensupları ile onun bileşenlerine olası katkıları tartışılacaktır.

Panorama, 2020
(AB) kurumları, tüm dünyayı tehdit eden öldürücü nitelikteki Covid-19 salgınının yükselmeye başla... more (AB) kurumları, tüm dünyayı tehdit eden öldürücü nitelikteki Covid-19 salgınının yükselmeye başladığı ilk anda krizle başa çıkma bakımından yetersiz kaldıkları yönünde bir izlenim verdiler. Her ne kadar Avrupa Komisyonu daha sonraki süreçte virüsün yayılmasını kontrol etmek, hayatları kurtarmak, ulusal sağlık sistemlerini desteklemek, sosyo-ekonomik etkileri zayıflatmak üzere önlemler paketi açıklamış olsa da salgın karşısındaki AB'nin gösterdiği performans konusunda ilk izlenim çok da yanıltıcı değildi. Krizden ağır biçimde etkilenen İtalya ve İspanya başta olmak üzere virüsle mücadele yönteminin hazırlıksızlığı, krizi atlatabilmek için ortak önlemler için geç kalınması ciddi eksikliklere işaret etti.AB üyeleri, vatandaşlarını güvence altına alma refleksiyle kendi içlerine yönelik tedbirler alırken aynı zamanda iş birliği, iş bölümü, dayanışma içeren ortak pazar yükümlülükleri ile Schengen sistemi gibi mekanizmaları geçici olarak askıya alıyorlardı.

Bu çalışmada 1958 yılında Mısır ve Suriye’nin “Pan-Arabizm” ideolojisi temelinde oluşturdukları v... more Bu çalışmada 1958 yılında Mısır ve Suriye’nin “Pan-Arabizm” ideolojisi temelinde oluşturdukları ve 1961’e kadar sürdürdükleri Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) eksenindeki gelişmeler analiz edilecektir. Bu kapsamda öncelikle pan-milliyetçiliğin kavramsal olarak ele alınış biçimlerine odaklanılacak, daha sonra bu zemin üzerinden Pan-Arabizm ideolojisinin gelişimi ile birlikte BAC’ın siyasal ve ekonomik temelli başarısızlıkları tarihsel çerçevede değerlendirilecektir. Çalışmada pan-milliyetçi hareketlerin, kendi farklı iç dinamiklerini uyumlulaştırma bağlamında farklılıkları dışlaması ve çıkar çatışmaları nedeniyle uygulamaya geçirilmesinin zor olduğu, mevcut sınırları değiştirmeyi hedefleyen bir politikayı içermesi nedeniyle cari uluslararası sistemin kabul edebileceği bir yöneliş olmadığı varsayılmaktadır. Bu doğrultuda pan-milliyetçi hareketlerin iç ve dış yapısal açmazlarından ötürü BAC deneyiminin başarısız olduğu iddia edilecektir.
Anahtar Kelimeler: Pan-milliyetçilik, Pan-Arabizm, Birleşik Arap Cumhuriyeti, Suriye, Mısır.
A FAILED PAN-NATIONALIST INITIATIVE:
THE UNITED ARAB REPUBLIC
Abstract
In this study, the developments on the axis of the United Arab Republic (UAR) which was formed by Egypt and Syria on the basis of the Pan-Arabism ideology in 1958 and continued until 1961, will be analyzed. In this context, first, how pan-nationalism was handled as a concept will be stressed, later on this ground Pan-Arabism’s development and UAR’s political and economic based failures will be evaluated in the historical framework. This study assumes that pan-nationalist movements are difficult to achieve due to conflict of interests their excluding difierences in the context of harmonizing their internal dynamics. It also assumes that these movements are not accepted by the current international system due to their involving policies which aim to change present borders. Accordingly, it will be claimed that the UAR experience failed because of these internal and external predicaments of those pan-nationalist movements.
Keywords: Pan-nationalism, Pan-Arabism, United Arabic Republic, Syria, Egypt.
Неудачная Паннационалистическая Инициатива:
Объединенная Арабская Республика
Резюме
Данная статья посвящена анализу событий, произошедших на фоне объявленной в 1958 году Египтом и Сирией на основе идеологии «пан-арабизма» и просуществовавшей до 1961 года Объединенной Арабской Республики (ОАР). В связи с этим, в первую очередь особое внимание уделяется видам паннационализма как научного понятия, далее рассматривается развитие на этой основе идеологии пан-арабизма, политические и экономические неудачи ОАР и их оценка в историческом контексте.
В исследовании выдвинута идея о том, что паннационалистические движения не могут быть приняты существующей мировой системой из-за их отрицания различий в рамках развития собственной непохожей внутренней динамики и столкновения интересов, а также из-за стремления данной политики изменить существующие границы. Данное исследование объясняет, что паннационалистические движения по своим внутренним и внешним структурным противоречиям делают идею ОАР неудачной.
Ключевые слова: паннационализм, пан-арабизм, Объединенная Арабская Республика, Сирия, Египет.

Bu çalışmanın amacı, bütünleşme kavramının uluslararası ilişkiler disiplini çalışmaları içerisind... more Bu çalışmanın amacı, bütünleşme kavramının uluslararası ilişkiler disiplini çalışmaları içerisinde ulusal ve uluslararası düzey ayrımı yapılmadan kullanımında ortaya çıkan analiz düzeyi meselesini tartışmaktır. Bu doğrultuda bü-tünleşme kavramının söz konusu disiplin içerisinde ele alınış biçimleri masaya yatırılarak, işlevsel bir şekilde tanımlanabilmesi için bu ayrımlar arasındaki sınırlar çizilecektir. Makalede toplumsal yaşamın farklı katmanlarını kapsa-yan karmaşık bir süreç olarak bütünleşme olgusunun ulusal ve uluslararası olmak üzere iki düzeyde analiz edilmesiyle tanım ve analiz düzeyi sorunları-nın aşılabileceği iddia edilmektedir. Anahtar kelimeler: Bütünleşme, Analiz Düzeyi, Ulusal Bütünleşme, Uluslararası Bütünleşme.
Analysis Level Of Integration Phenomenon
The purpose of this study is to discuss the level of analysis problem emerging from use of the concept of integration within the International Relations discipline without distinction between national and international levels. Accordingly , it will discuss the ways by which the concept of integration is handled in the discipline, drawing the lines between these distinctions to come up with a functional definition. The paper will argue that, with regards to the concept of integration, a complex process incorporating various layers of the societal life, the problems of definition and level of analysis will be overcome through a two-level analysis, i.e. national and international.
Book Reviews by Kenan ŞAHİN
Uluslararası İlişkiler / International Relations, 2024

1990’lı yılların başında Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri Birliği’nin (SSCB) dağılması Orta Asy... more 1990’lı yılların başında Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri Birliği’nin (SSCB) dağılması Orta Asya’daki cumhuriyetler üzerinde büyük bir değişim ve dönüşüme yol açtı. Bu gelişmeyle Orta Asya cumhuriyetleri milliyetçi rejimler altında Sovyetler Birliği yıkıntısı üzerinde bağımsız devletler olarak ortaya çıktılar. Orta Asya’nın modern tarihinde, bu cumhuriyetlerin ulus-devletlere tam olarak nasıl dönüştüğü sorusunun yanıtı oldukça önemli ve sorgulanmaya değerdir. Bu dönüşümün nasıl gerçekleştiği ile tarihsel arka planı, günümüzün Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkileri sağlıklı bir düzlemde değerlendirebilmek ve buradaki gelişmeler hakkında öngörülerde bulunabilmek için etraflıca bilinmesi gereken konulardır. Arap dünyası ve İslam konuları başta olmak üzere, Orta Asya hakkında geniş bir birikime sahip olan antropolog Olivier Roy, “Yeni Orta Asya ya da Ulusların İmal Edilişi” adlı eserinde Orta Asya’da Sovyetler Birliği öncesi ve sonrasında ulus oluşturma süreçlerini analiz etmeyi ve sözü edilen dönüşümü açıklamayı amaçlamaktadır.
Uploads
Papers by Kenan ŞAHİN
•Maritime Security •Navy/Sea Power •Merchant Marine • Scientific Marine
Sovereignty, International Seas, Airspace, Space, Race for the Use of Resources, Common Property of Humanity, Transnational Security
Anahtar Kelimeler: Denizde Şiddet, Denizde Terörizm, Deniz Güvenliği, Küresel Güvenlik, Hukuki Kurallar
Soğuk Savaş atmosferinde deniz güvenliğini artırmak ile deniz çevresini korumak için alınan tedbirler ve oluşturulan kurallar devletlerarasında siya-si, ekonomik ve askerî ilişkilerden bağımsız değildir. Deniz hukuku ve deniz güvenliğinin uluslararası niteliğe sahip konularla ilgili olması denizcilik faali-yetlerinin düzenlenmesi ve uygulanmasına ilişkin kolektif girişimlerin de bu boyutlar çerçevesinde anlamlandırılmasını gerekli kılmaktadır.
Uluslararası Denizcilik Örgütünün Misyonu:
Birleşmiş Milletler (BM) özel uzmanlık kuruluşlarından biri olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) denizcilik faa-liyetlerinin düzenlenmesi, deniz güvenliğinin temin edilmesi ve deniz çev-resinin korunmasıyla yetkili kılınmış bir örgüttür. Diğer BM özel uzmanlık kuruluşlarının gördüğü işleve benzer şekilde kendisinden beklenen teknik alanda faaliyet göstermektedir. BM ile koordineli çalışmasının yanında ken-di tüzel kişiliğine sahip olarak denizcilikle ilgili karar, kod, kılavuz ve sözleşmeleri oluşturmaktan sorumludur.
Anahtar Kelimeler: Pan-milliyetçilik, Pan-Arabizm, Birleşik Arap Cumhuriyeti, Suriye, Mısır.
A FAILED PAN-NATIONALIST INITIATIVE:
THE UNITED ARAB REPUBLIC
Abstract
In this study, the developments on the axis of the United Arab Republic (UAR) which was formed by Egypt and Syria on the basis of the Pan-Arabism ideology in 1958 and continued until 1961, will be analyzed. In this context, first, how pan-nationalism was handled as a concept will be stressed, later on this ground Pan-Arabism’s development and UAR’s political and economic based failures will be evaluated in the historical framework. This study assumes that pan-nationalist movements are difficult to achieve due to conflict of interests their excluding difierences in the context of harmonizing their internal dynamics. It also assumes that these movements are not accepted by the current international system due to their involving policies which aim to change present borders. Accordingly, it will be claimed that the UAR experience failed because of these internal and external predicaments of those pan-nationalist movements.
Keywords: Pan-nationalism, Pan-Arabism, United Arabic Republic, Syria, Egypt.
Неудачная Паннационалистическая Инициатива:
Объединенная Арабская Республика
Резюме
Данная статья посвящена анализу событий, произошедших на фоне объявленной в 1958 году Египтом и Сирией на основе идеологии «пан-арабизма» и просуществовавшей до 1961 года Объединенной Арабской Республики (ОАР). В связи с этим, в первую очередь особое внимание уделяется видам паннационализма как научного понятия, далее рассматривается развитие на этой основе идеологии пан-арабизма, политические и экономические неудачи ОАР и их оценка в историческом контексте.
В исследовании выдвинута идея о том, что паннационалистические движения не могут быть приняты существующей мировой системой из-за их отрицания различий в рамках развития собственной непохожей внутренней динамики и столкновения интересов, а также из-за стремления данной политики изменить существующие границы. Данное исследование объясняет, что паннационалистические движения по своим внутренним и внешним структурным противоречиям делают идею ОАР неудачной.
Ключевые слова: паннационализм, пан-арабизм, Объединенная Арабская Республика, Сирия, Египет.
Analysis Level Of Integration Phenomenon
The purpose of this study is to discuss the level of analysis problem emerging from use of the concept of integration within the International Relations discipline without distinction between national and international levels. Accordingly , it will discuss the ways by which the concept of integration is handled in the discipline, drawing the lines between these distinctions to come up with a functional definition. The paper will argue that, with regards to the concept of integration, a complex process incorporating various layers of the societal life, the problems of definition and level of analysis will be overcome through a two-level analysis, i.e. national and international.
Book Reviews by Kenan ŞAHİN